Röportajlar

‘’YARIM ASIRLIK TECRÜBEMİZLE MODAYI,KALİTEYİ, ZERAFETİ BİR ARAYA GETİRİYORUZ’’

Türkiye’de takı ve aksesuar perakendeciliğinin öncü markalarından Euromoda, yarım asırlık köklü geçmişiyle sektörün dinamiklerini belirlemeye devam ediyor. Euromoda’nın kurucusu ve sahibi İbrahim Türkgenç, markanın vizyonunu, tasarım felsefesini, dijitalleşme hamlelerini ve geleceğe dönük büyüme stratejilerini tüm içtenliğiyle paylaştı.

Tuba Mercan · · 10 dk okuma
‘’YARIM ASIRLIK TECRÜBEMİZLE MODAYI,KALİTEYİ, ZERAFETİ BİR ARAYA GETİRİYORUZ’’
Şu an bu haberi 101 kişi okuyor

İbrahim Bey, Euromoda’nın 50 yıllık birikimini bugünün son derece rekabetçi perakende ortamında bir avantaja dönüştüren temel stratejileriniz nelerdir?Yarım asırlık bu devasa kurumsal hafıza, kriz dönemlerinde ve sert rekabet koşullarında size nasıl bir yol gösteriyor?

Takı ve aksesuar sektörünün lider markası olarak, yarım asırlık deneyimimizde sayfalara sığmayacak kadar çok strateji, pazar dönüşümü ve ekonomik evreden geçerek bugünlere ulaştık. Bizim bugünkü dinamik perakende dünyasındaki en büyük avantajımız kuşkusuz tecrübemiz ve bu tecrübenin bize kazandırdığı sarsılmaz prensiplerdir. Bu ilkelerin başında ise müşteri memnuniyetinin anlık bir başarı değil, sürdürülebilir bir strateji olduğunu tüm kadrolarımızın bilincine yerleştirmekten geliyor. Organizasyonumuzun en alt kademesinden en üst yönetimine kadar herkes bu hafızayla hareket eder.Rekabetçi ortamdaki gücümüzü birkaç ana sütuna dayandırıyoruz ve bu konuda açık ara önde olduğumuzu rahatlıkla söyleyebilirim: Birincisi, tüketicinin zihninde güvenle özdeşleşen 50 yıllık güçlü marka bilinirliğimiz. İkincisi, yüksek kaliteli ve dünya trendlerine yön veren moda ürünlerini en ulaşılabilir fiyat politikasıyla sunma kararlılığımız. Üçüncüsü ve belki de en kritik olanı ise üretici (imalatçı) kimliğimizdir. Tasarımdan üretime kadar entegre bir yapıda olmamız, hız ve fiyat esnekliği noktasında bize çok büyük bir hareket alanı tanıyor. Tedarik zincirindeki kırılmalardan veya küresel maliyet artışlarından etkilenmeden, kendi fabrikamızın gücüyle vitrinlerimizi her zaman taze ve ulaşılabilir tutabiliyoruz. Bu da bizi rakiplerimizden ayıran en büyük kalkanımız haline geliyor.

Euromoda‘da tasarımın rolünü ve koleksiyonlarınızın marka dilindeki yerini nasıl tanımlarsınız? Modanın bu kadar hızlı tüketildiği bir dönemde, tasarım ekibiniz dünya trendlerini AVM vitrinlerine ne kadar sürede taşımayı başarıyor? Tüketiciden nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

Tasarım ve koleksiyon geliştirme süreçlerinde sonsuz bir tecrübe, bilgi ve birikime sahibiz. Euromoda için tasarım, sadece estetik bir olgu değil; markamızın karakteri ve lisanıdır. Modanın baş döndürücü bir hızla tüketildiği, mikro trendlerin haftalık olarak değiştiği bir çağda yaşıyoruz. Bu dinamizme ayak uydurabilmek için AR-GE ve tasarım ekiplerimizle dünyayı anlık olarak tarıyoruz. Her sezon öncesinde binlerce yeni modeli bünyesinde barındıran zengin bir ürün karmasıyla kendimizi tamamen yeniliyoruz. Kendi üretim tesislerimize sahip olmanın avantajıyla, küresel podyumlarda esen bir moda rüzgarını, yalnızca birkaç hafta içinde tasarlayıp, üreterek tüm AVM mağazalarımızın vitrinlerine yerleştirebiliyoruz.Bu hız ve çeşitlilik, müşterilerimizin de her zaman büyük takdirini ve övgüsünü topluyor. Hatta bu konuyla ilgili hiç unutamadığım ve bizi her zaman motive eden bir müşteri anımı paylaşmak isterim; bir gün mağazalarımızdan birini ziyaret ederken sohbet ettiğim sadık bir müşterimiz,“İbrahim Bey, sizin mağazalarınızı ve reyonlarınızı sadece alışveriş yapmak için değil, adeta bir sanat galerisi gezer gibi büyük bir zevkle izliyorum ve her gelişimde yeni bir dünya keşfediyorum” demişti. Bu geri bildirim, marka dilimizin ve tasarıma verdiğimiz emeğin tam hedefiyle buluştuğunun en güzel, en somut kanıtıdır.

Alışveriş merkezlerindeki mağazalarınızda müşteri deneyimini ve sadakatini artırmak adına ne tür çalışmalar veya yenilikler gerçekleştiriyorsunuz? Metrekare verimliliği ve görsel sunum başlıklarında Euromoda’nın yaklaşımı nedir?

İbrahim Türkgenç: Modern perakendecilikte ve özellikle AVM mağazacılığında sunum ve görsel mağazacılık (visual merchandising) hayati bir öneme sahiptir. Ürününüz dünyanın en kaliteli, en albenili veya en trend ürünü dahi olsa, onu doğru bir sunum diliyle, doğru bir ışıkla ve hikayeyle sergileyemiyorsanız müşteri ilgisini yeteri kadar çekmeniz mümkün değildir. Raf düzeni, renk geçişleri ve kombin önerileri bir mağazanın sessiz satış danışmanlarıdır.Euromoda olarak modern AVM mağazalarımızda müşteri bağlılığını sürdürülebilir kılmak ve alışveriş deneyimini en üst noktaya taşımak için dört altın kuralı bir arada eksiksiz işletiyoruz:Moda, Kalite, Doğru Fiyat ve Kusursuz Sunum. AVM'lerdeki metrekare verimliliğimizi artırmak adına her santimetrekareyi optimize ediyoruz. Mağaza içi ışıklandırma teknolojilerimizden reyon dizilimlerine, tematik köşelerimizden aynaların konumlandırılmasına kadar her detayı, müşterinin ürüne rahatça dokunabileceği, deneyebileceği ve kendini özel hissedeceği bir konseptle tasarlıyoruz. Müşteri mağazamıza girdiğinde sadece bir takı almıyor; kendisini yenilenmiş ve modanın merkezinde hissettiği bir atmosferi soluyor. Günümüz perakende dünyasında bir diğer önemli başlık ise kuşkusuz yeni nesil tüketiciler. Özellikle Z kuşağı, takı ve aksesuar tüketiminde çok farklı reflekslere sahip.

Euromoda olarak genç kuşakların beklentilerini, cinsiyetsiz (unisex) takı trendlerini ve değişen estetik algılarını koleksiyonlarınıza nasıl yansıtıyorsunuz?

 Çok doğru bir tespit. Karşımızda kalıplara sığmayan, özgürlüğüne düşkün ve kendisini ifade etme biçimi olarak aksesuarları en ön sıraya koyan bir jenerasyon var. Z kuşağı ve peşinden gelen yeni nesiller için takı, sadece kıyafeti tamamlayan bir detay değil;doğrudan bir kimlik beyanı. Bu nedenle geleneksel kategorizasyonlar artık geçerliliğini yitiriyor.Euromoda olarak biz de bu dönüşümü çok yakından takip ediyor ve koleksiyon mimarimizi buna göre şekillendiriyoruz.Son yıllarda özellikle cinsiyetsiz (unisex) koleksiyonlarımıza ciddi bir ağırlık verdik. Erkek ve kadın perakende algısının keskin çizgilerle ayrıldığı dönemler geride kaldı; artık minimal zincirler, doğal taşlar, kalın yüzükler ve modern küpeler her iki kitle tarafından da ortak bir beğeniyle tüketiliyor. Gençlerin dinamizmini yakalamak adına daha cesur, daha sokak modasına uygun ve özgün tasarımları ön plana çıkarıyoruz. Ayrıca sadece ürün bazında değil, sosyal medya dilimizden mağaza içi müziklerimize ve dijital ekranlarımızdaki içeriklere kadar tüm temas noktalarımızda yeni neslin dilini konuşmaya özen gösteriyoruz.

Dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojileri günümüzde tüm sektörleri sarsıyor. Bir perakende devi olarak iş süreçlerinizi bu yeni nesil teknolojilerle nasıl dönüştürüyorsunuz? Hem arka ofis operasyonlarınızda hem de mağaza içi entegrasyonda yapay zekanın rolü nedir?

 Perakende sektörü, barındırdığı muazzam veri zenginliği, anlık tüketici refleksleri ve yüksek işlem hacmi nedeniyle yapay zekanın en verimli, en sonuç odaklı kullanıldığı alanların başında geliyor. Teknolojiyi arkasından takip eden değil, ona yön veren bir marka olma vizyonumuzla operasyonlarımızı dijital çağın gereksinimlerine göre tamamen güncelliyoruz. Özellikle dinamik fiyatlandırma, dönemsel kampanya yönetimi ve tahmine dayalı satın alma kararları gibi kritik süreçlerimiz yapay zeka desteğiyle çok daha stratejik, rasyonel ve hatasız bir boyuta taşındı.Bugün dijital reklam kampanyalarımızdan tedarik zinciri planlamamıza, otomatik raporlama ve analiz modellerimizden satış tahminleme süreçlerimize kadar geniş bir yelpazede yapay zekadan faydalanıyoruz. Hedef kitle davranış analizleri sayesinde müşterilerimizin hangi dönemde ne tür tasarımlara, hangi renk gruplarına eğilim göstereceğini çok daha isabetli öngörüyor; fabrikamızdaki üretimi, lojistik süreçlerimizi ve mağaza bazlı stok yönetimimizi neredeyse sıfıra yakın hata payıyla koordine ediyoruz. Hangi AVM'deki mağazamızda hangi ürünün daha hızlı tükeneceğini yapay zeka algoritmalarıyla tahmin edip, lojistiği önceden planlıyoruz. Bu teknolojik dönüşüm, operasyonel maliyetlerimizi düşürürken mağazalarımızın verimliliğine ve karlılığına doğrudan çok büyük katkılar sağlıyor.

Peki, bu dijital kaslarınızı fiziki mağazacılıkla nasıl birleştiriyorsunuz? Omni-channel (çoklu kanal) stratejileriniz kapsamında online alışveriş platformlarınız ile AVM mağazalarınız arasında nasıl bir sinerji var?

Biz dijitalleşmeyi fiziki mağazacılığın bir rakibi değil, onu besleyen ve büyüten en büyük partneri olarak görüyoruz. Geleceğin perakende modeli tamamen bu iki dünyanın kusursuz entegrasyonundan, yani omnichannel (çoklu kanal) yapısından geçiyor.Tüketici artık sınırları sevmiyor; otobüste giderken online mağazamızdan beğendiği bir ürünü,akşam iş çıkışı en yakın AVM'deki fiziki mağazamızda deneyimlemek veya tam tersini yapmak istiyor.Bu doğrultuda altyapımızı tamamen "bütünleşik perakende" modeline dönüştürdük. E-ticaret platformlarımız ile fiziki mağazalarımızın stoklarını, sadakat programlarını ve müşteri datalarını tek bir merkezden yönetiyoruz. "Online al, mağazadan değiştir" ya da "Mağazada bulamadığın bedeni ekrandan sipariş et, evine gelsin" gibi hibrit deneyimleri müşterilerimize pürüzsüz bir şekilde sunuyoruz. Online kanallarımız bizim için aynı zamanda devasa bir vitrin vazifesi görüyor; internet sitemizi veya sosyal medyamızı ziyaret eden müşterilerimiz, aldıkları dijital ilhamla AVM mağazalarımıza yöneliyorlar. Bu sinerji sayesinde hem online cirolarımızda hem de fiziki mağaza trafiklerimizde çarpan etkisi yaratmayı başarıyoruz.

 Son olarak, Euromoda’nın önümüzdeki döneme ait ulusal ve uluslararası büyüme hedeflerinden bahsedebilir misiniz? Radarımdaki yeni pazarlar, açılması planlanan yeni şubeler ve küresel pazarda bir Türk markası olarak konumlanma stratejiniz nelerdir?

 Euromoda Group olarak genlerimizde ve 50 yıllık köklerimizde her zaman büyüme, ilerleme, istihdam yaratma ve sektöre yön verme odaklı agresif bir vizyon var. Mevcut başarılarımızla hiçbir zaman yetinmiyor; bünyemize sürekli olarak yeni alt markalar, yeni yetenekler ekliyor ve değişen pazar dinamiklerine göre kendimize yeni hedefler koyuyoruz.Ulusal pazardaki güçlü ve lider varlığımızı daha da pekiştirmek adına kısa ve orta vadeli projeksiyonumuzda, Türkiye’nin farklı şehirlerinde önde gelen, perakende değeri yüksek ve nitelikli yeni AVM projelerinde 10-15 konsept şube daha açmayı planlıyoruz. Doğru lokasyonda,doğru metrekareyle yer almak bizim için büyümenin temel kuralıdır. Uluslararası arenada ise markamızın küresel bilinirliğini artıracak çok ciddi adımlar atıyoruz. Özellikle Avrupa, Orta Doğu,Balkanlar ve Kuzey Afrika pazarları radarımızda ilk sıralarda yer alıyor. İhracat kabiliyetimizi ve franchise modelimizi geliştirerek, dünyanın önemli metropollerinde Euromoda imzasını daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Amacımız, Türkiye'de ürettiğimiz yüksek kaliteli ve tasarım gücü yüksek aksesuarları tüm dünyaya ihraç ederek, küresel pazarda güçlü, güvenilir ve modaya yön veren bir Türk markası algısını en tepeye taşımaktır. Gelişmeye, yatırıma ve hem ülkemiz hem sektörümüz için katma değer üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.


Bu haberi paylaş