İtalyan erkek giyim stilinin zamansız kodlarını modern bir bakış açısıyla yorumlayan Pini Parma, Türkiye’deki ilk mağazasını 1 Ekim’de İstanbul Alışveriş Merkezi’ndeki kendi mağazasında düzenlediği özel bir açılış etkinliğiyle açtı. Markanın Türkiye yolculuğunun ilk adımını kutlayan geceye, iş dünyasından ve cemiyet hayatından seçkin isimler katıldı. Kaliteli kumaşları, güçlü işçiliği, kusursuz kesimleri ve detaylara verdiği önemle öne çıkan Pini Parma, açılışla birlikte İtalyan terzilik geleneğini Türkiye’deki stil sahibi erkeklerle buluşturmaya başladı. Açılışa özel düzenlenen Trunk Show’da konuklar, koleksiyonu farklı kombinler üzerinden yakından inceleme fırsatı buldu. Kumaş seçiminden kesime, renk kullanımından terzilik detaylarına uzanan sunum, Pini Parma’nın erkek gardırobuna yaklaşımını yansıttı.
Pini Parma’nın Türkiye’deki ilk mağazasının açılışı, markanın uluslararası büyüme yolculuğunda önemli bir adım olurken, İstanbul’un moda ve lüks perakende alanındaki güçlü potansiyelini de markanın global vizyonuyla bir araya getirdi.
İtalyan terziliğine güncel bir bakış
2017 yılında Thomas Pini ve Claudia Cannetto tarafından kurulan Pini Parma, adını kurucusunun soyadından ve İtalya’nın Parma kentinden alıyor. Markanın çıkış noktasını, İtalyan terziliğinin kesim ve işçilik özelliklerini hazır giyimde daha geniş bir kitleye ulaştırma fikri oluşturuyor.İtalyan terziliğinden beslenen ceketler ve markanın karakteristik pantolonları, bu yaklaşımın öne çıkan örnekleri arasında yer alıyor. Geniş yakalar, hafif ceket yapıları ve vücut oranlarını gözeten kesimler, Pini Parma’nın siluetini belirliyor. Pini Parma, İtalyan stilini zarafet ile cesaret arasında kurulan bir denge olarak yorumluyor. Klasik kesimlere eşlik eden renkler ve farklı kumaş seçenekleri, koleksiyonlara kişisel tercihlerle şekillenebilen bir çeşitlilik kazandırıyor.
Pantolondan trikoya uzanan bir gardırop
Pini Parma’nın koleksiyonlarında pantolonlar, ceketler kadar belirleyici bir yere sahip. Gömlekler, trikolar, polo yaka üstler ve dış giyim parçaları da bu gardırobu tamamlıyor. Takım elbiselerin yanında tek başına kullanılabilen ceketlere ve daha rahat parçalara yer veren marka, terzilik anlayışını günlük giyime de taşıyor.Koleksiyonlarda parçaların birlikte kullanılabilmesine, renk uyumuna ve hareket rahatlığına önem veriliyor. Böylece iş hayatı, günlük yaşam ve özel davetler için farklı seçenekler aynı giyim anlayışı etrafında buluşuyor.