Sektörden Görüşler

Okula Dönüş Dönemi AVM’lere Can Suyu Oldu Ama "Sürdürülebilir Trafik" Nasıl Sağlanacak?

 Okula Dönüş Dönemi AVM’lere Can Suyu Oldu Ama "Sürdürülebilir Trafik" Nasıl Sağlanacak? Eylül ayıyla birlikte perakende sektörünün en büyük can simitlerinden biri olan "Okula Dönüş" (Back t...

AVM Gazete Redaksiyon · · 2 dk okuma
Okula Dönüş Dönemi AVM’lere Can Suyu Oldu Ama "Sürdürülebilir Trafik" Nasıl Sağlanacak?
Şu an bu haberi 155 kişi okuyor

 Okula Dönüş Dönemi AVM’lere Can Suyu Oldu Ama "Sürdürülebilir Trafik" Nasıl Sağlanacak? 

Eylül ayıyla birlikte perakende sektörünün en büyük can simitlerinden biri olan "Okula Dönüş" (Back to School) periyodu, AVM koridorlarını yeniden hareketlendirdi. Mall of İstanbul, Forum İstanbul ve Torium gibi dev karma projelerin bilim atölyelerinden sadakat kart hediye kampanyalarına kadar ürettiği yaratıcı formüller, eylül ayının ilk yarısında ziyaretçi giriş endekslerini ortalama %14 yukarı taşımayı başardı.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Sektörün önde gelen dernekleri ve AVM gayrimenkul yatırımcılarıyla yaptığımız kulis görüşmeleri, bu canlılığın "geçici bir nefes" olduğunu fısıldıyor. Hazır giyim ve tekstil bacağındaki üretim daralmaları (İSO PMI verilerindeki 48,1’lik görünüm) ve markaların %77'sinin ortak alan giderleri yüzünden AVM yönetimleriyle mahkemelik olması, perakende ekosisteminin yapısal bir reform dönemine girdiğini gösteriyor.

Bizce asıl mesele şu: Okul çantası hediye ederek veya çocuklara VR sörf deneyimi sunarak eylül ayında AVM’ye çekilen aileler, ekim ve kasım aylarında oraya tekrar nasıl getirilecek?

Yeme-içme katlarındaki (food court) ve sinema salonlarındaki (Sinema Festivali 2026 gibi) etkinliklerin başarısı gösteriyor ki, AVM'ler artık birer satın alma noktası değil, "deneyim odaklı sosyal yaşam arenaları" olmak zorunda. Önümüzdeki dönemde, sadece mağaza karmasına güvenen değil, Watergarden veya Tema World gibi canlı performans ve tiyatro arenalarını perakende alanlarıyla entegre edebilen AVM'lerin ayakta kalacağı bir rekabet izleyeceğiz. Markaların metrekare küçülttüğü bu dönemde, boşalan alanları kültür, sanat ve gastronomiyle doldurabilen yönetimler 2027'nin kazananı olacaktır.

Bu haberi paylaş