YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ ÜMİT ZAİM’E VERİLDİ
30 yıl önce “Deriyi kumaş gibi işlemek” sloganı ile yola çıkan Derimod, sektöre deri giyimi kazandırarak, sektörün öncüsü oldu. 2012 yılında yurtdışındaki mağaza sayılarını artırarak Dünya Markası olmayı hedefleyen Derimod, Yaşam boyu Başarı Ödülünün sahibi oldu. Türk derisini dünyaya tanıtmak için çalışmalar yapan Ümit Zaim tüm samimiyeti ile bizleri bilgilendirdi.
Bir aile mesleği olan dericiliğe başlama kararını nasıl aldınız?
Dayımın deri fabrikası vardı. Lisedeyken ben de burada çalışıyordum. Bir defa deri kokusunu aldıktan sonra kolay kolay bırakılmıyor. Sonrasında ise kendimi bu işin içinde buldum.
Küçük bir atölye ve bir mağaza ile başlayan serüveninizde o yıllarda deri giyim fazla tercih edilmiyordu. Bu süreci nasıl atlattınız?
Derimod’u 37 yıl önce 5 deri makinesiyle kurdum. O devirde deri giysiyi şöförler, bekçiler ve polisler soğuktan korunmak için giyerlerdi. İşlev şıklıktan önemliydi. İlk zamanlar tamamen ihraacata çalışıyorduk. Sonra yavaş yavaş iç piyasaya yöneldik.
Bugün itibariyle Türkiye’de ve Yurtdışında kaç mağazanız bulunuyor. Derimod olarak bünyenizde kaç kişi istihdam ediyorsunuz?
Şu an 65 mağazamız ve 550 çalışanımız var. Yurt dışına da 2012 yılında açılmayı planlıyoruz.
Türkiye’de deri giyim diye bir kol yok iken, bu alanı yarattınız ve talep görmeye başladı. Bu başarıyı kazanırken olmazsa olmazım dediğiniz altın sırlarınız nelerdir?Reddettikleriniz size maddi kayıplar verebilir ama sizi siz yapan bazen reddettiklerinizdir. Zaman zaman gerek ihraacatta gerek iç piyasada, piyasaya göre daha pahalı kaldık. Bunun da nedeni kalitemizden taviz vermeyişimiz oldu. Daima dünyadaki yeniliklerin peşinden koştuk ve bu sayede Türkiye’ye deri modasını kazandırdık.
Deriyi marka yapmak için neler yaptınız?
35 yılda takriben 90 milyon dolarlık reklam ve pr harcaması yaptık. Bu arada da bir sürü kriz atlattık. Bu krizlerde bile reklam ve pr çalışmalarına devam ettik. Dünyanın en tanınmış mankenleriyle reklam kampanyalarımızı sürdürdük. Deri giysi alışkanlığını Türkiye’ye kazandırdık. Bunun da nedeni sürekli kampanyalar yapıyor olmamız. Sloganımız “Deriyi kumaş gibi işlemek”
Deri sektöründe ne kadar tutarlık bir potansiyel var? Bu potansiyelin ne kadarını Türkler ne kadarını turistler alıyor?
Türkiye’ de 1 milyar dolarlık deri giysi turistler tarafından satın alınıyor. Bunun yanı sıra Türkiye’de 1 milyar dolarlık deri ihracatı yapılıyor. Ayrıca 1 milyar dolarlık da Rusya’ya bavul ticareti ile gidiyor. Dünyada en çok deri giyilen ülkelerin başında ise Türkiye geliyor.
Türk derisi yutdışında yeterince tanınıyor mu? Yurtdışındaki ünlü markalar Türk derisini kullanıyorlarmı?
Yapılan araştırmalarda Türkiye deyince akla ilk ‘deri ceket’ geldiği görüldü. Son 15 yıl bu böyle oldu. Aşağı yukarı Türkiye’ye gelen her 10 turistten biri deri ceket alıyor. Dünyanın en ünlü markaları deri kolleksiyonları Türkiye’de imal ettiriyor. Gerek deri kalitesi gerekse işçilik bakımından Türkiye tercih ediliyor. Ayrıca bu sektör günün trendlerini çok iyi takip ediyor. Derimod’da bu sektörde başından beri okul olma misyonunu sürdürüyor.
Türkiyedeki tüketici mi yoksa yurtdışındaki tüketicimi Türk derisi hakkında daha çok bilgiye sahip. Bunun ana sebebi nedir?
Söylediğim gibi dünyada en çok deri kullanımı Rusya ve Türkiye’de var. Rusya’da soğuktan korunmak için, Türkiye’de ise şıklık ve pratiklik deri tercihi yapılmasında ön planda. Türk tüketicisi, Türk deri ceketlerinin dünyaya göre ucuz olduğunun farkında.
Perakende güneşi ödüllerinde yaşam boyu başarı ödülünü aldınız. Duygu ve düşüncelerinizi paylaşırmısınız?
Büyük jüri iltifat etmiş, teşekkür ediyorum. Sevilmek ve taktir edilmek çok güzel bir duygu. Ancak perakende sektöründe gerçek başarının bana göre tek tarifi vardır; o da ‘Dünya markası olmak’. Biz de Derimod olarak bu doğumun eşiğindeyiz.
Sektörünüzde örnek alınan biri olarak, yaptığınız her iş, attığınız her adım sektörünüzde takip ediliyor, zor olmuyor mu sizin için bu kadar yakından izlenmek?
Bu benim yaşama biçimim. Bizim gibi öncü firmaların kurucuları kendilerine bir hedef koyarlar. O hedefe ulaşsa bile yeterlilik anlamında tatmin olamazlar. Hep yeni hedefler, yeni zirveler peşindedirler.
Türkiyedeki alışveriş merkezlerinin gelişimi hakkında neler düşünüyorsunuz?
Son 10 yılda AVM’ler çoğaldığı için biz de diğer markalar gibi büyüdük. Bu Türk perakendesi ve markalaşma için büyük şans. Bu sayede yurt dışına daha rahat açılacağız. Bu AVM’ler sayesinde Anadolu’da yaşam tarzı değişti. İnsanlar modaya uygun giyinmeye başladılar.
Sektörünüzle ilgili en büyük hayaliniz nedir?
Türk deri sektörünü dünyada daha üst konuma getirebilmek ve bunun için Deri Tanıtım Grubu (DTG)’nu kurduk. DTG ile turistlik bölgelerde, iç piyasada ve yurt dışında tanıtımlar yaptık. Özellikle iç piyasada iş adamları, sanatçılar ve politikacıları kullanarak yaptığımız kampanya büyük ses getirmiş ve insanların gözünü Türk derisine çevirmişti. Ben de bu dönemde DTG’nin İcra Kurulu Başkanlığını yürütmüştüm. Bizden sonra Türkiye’de 10 farklı sektör tanıtım kurulu kurdu. Artık dünya çapında Türk derisi ile ilgili tanıtıcı kampanyalar yapma zamanı geldi. Bunun için kolları sıvadık.
2012 hedefleriniz nelerdir?
Derimod olarak son 10 yıldır ayakkabıda büyük bir atılım içindeyiz. Hedefimiz 2012’de 1 milyon ayakkabı satmak. Bu yıl AYD (Alışveriş Yatımcıları Derneği) tarafından ‘Ayakkabı ve çanta’ kategorisinde ‘En Beğenilen Marka’ seçildik. 2012’de mağaza sayımızı 75’e, ciromuzu da 130 milyon dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Ayrıca Gürcistan, Erbil ve İran’da mağazalarımızı açarak yurt dışına açılmayı planlıyoruz.