Özgür BEKİROĞLU
1976 Mersin doğumlu,Tarsus Amerikan Koleji mezunu ,Marmara Üniversitesi Almanca İşletme mezunu ,ICSC tarafından zor bir sinav sonucunda verilen CSM – Certified Shopping Center Manager (Lisanslı Alışveriş Merkezi Müdürü) sertifikasına sahip az sayıdaki Türk’ten biri.Evli, bir erkek çocuk babası,2000-2008 arasında Almanya merkezli ECE Projektmanagement bünyesinde 3,5 sene Almanya’da, 2 sene Yunanistan’da ve toplam 2 sene de Türkiye’de farklı AVM projelerinde yonetim kadrolari içinde farklı yönetici pozisyonlarında çalışan Özgür BEKİROĞLU, ECE’de son olarak Yunanistan ve Türkiye’deki toplam 8 AVM’nin yönetiminden sorumlu bölge müdürü olarak görev yaptı.
2008-2010 arasında ACTEEUM Group’un Ukrayna, Gürcistan ve Türkiye’de gerçekleştirmeyi planladığı 10 AVM projesi için AVM yönetimi altyapısını ve kadrosunu kurma görevini üstlendi. Yaşanan global mali kriz sonucunda bu projelerin finansmanında yaşanan sorunlar sebebiyle bu projeler hayata geçirilemedi. O dönemde Türkiye’deki AVM’lere yönetim ve kiralama hizmetleri sunmak amacıyla CURE Leasing and Management Services isimli şirketi kurdu. CURE’da biraraya getirdiği güçlü kadro ile İstanbul Esentepe’deki Astoria AVM’yi yönetti ve diğer birkaç AVM projesine de danışmanlık yaptı.Şimdi ise Türkiye’deki AVM’lere hizmet vermek amacıyla LONCA Marketing Events adlı şirketi kurarak sektöre hizmet veren Özgür Bekiroğlu Avgazette’ye özel röportajı.
Şirketinizi kurma fikri nasıl doğdu?
Özetle, yıllar içerisinde farklı ülkelerde çalışarak, farklı AVM projelerinde topladığım tecrübelerimi artık sadece çalıştığım grup içerisindeki AVM’lere değil, Türkiye’deki tüm AVM sektörüne sunmak istediğim için böyle bir oluşuma girdim. AVM sektörünün dekorasyon ve event konularında profesyonel hizmet sözkonusu olunca Avrupa’nın gerisinde kaldığını görünce, bu eksikliği gidermek için Avrupa’nın lider firmalarıyla yıllar içerisinde oluşan dostluklarımı bir iş ortaklığına çevirerek onlarla birlikte Türkiye’deki AVM’lere hizmet vermek amacıyla LONCA Marketing Events adlı şirketimizi kurduk.
Ne tür hizmetler veriyorsunuz?
Bir AVM’nin, adına reklam veya pazarlama veya marketing ne derseniz deyin, bu konulardaki tüm ihtiyaçlarını karşılayacak hizmetleri sunuyoruz. Güçlü kadromuzla bir AVM’nin henüz inşaat aşamasında projeye isim verilmesi, kurumsal logosunun ve kurumsal kimliğinin hazırlanılması, tüm açılış faaliyetlerinin organize edilmesi, yılboyunca tüm tematik dekorasyonların ve tüm aktivite / event organizasyonlarının yapılması bizim sunduğumuz hizmetler içerisinde.
Daha fazlayı daha azıyla nasıl yapıyorsunuz?
Aslında açık konuşmak gerekirse bu çok iddialı bir sloganımız. Ama biz bu konuyu sıkça dile getirerek işlerimizde kullandığımız mantığı ortaya koymaya çalışıyoruz. Biz bir proje üzerinde çalışırken her zaman kendimizi müşterimizin yerine koyarak, sanki biz müşteriymişiz gibi davranıp en az parayı harcayarak, en çok hizmeti nasıl satın alabilirim şeklinde düşünüyoruz. “Daha az” diyerek ne anlatmak istediğimiz zaten açık, kısaca daha az maddi kaynak kullanmaktan bahsediyoruz. Ancak “daha fazla” ile ne demek istediğimizi biraz açmak gerekiyor. Biz bu noktada daha fazla derken, adet anlamında daha çok ürün temin etmek yerine daha kaliteli ürün temin etmeyi tercih ediyoruz. İngilizce’de “Quality – Quantity” olarak dile getirilen dengeyi, yani Türkçe karşılığı “Kalite – Miktar” olan dengeyi biz daha çok kalite yönünde değerlendirip, daha az maddi kaynak kullanarak, daha kaliteli ürünler ve hizmetler sunmaya odaklanıyoruz.
İş ortaklarınız kimler?
Şirketimizin adını LONCA koymamızın dahi bir amacı var. LONCA bildiğiniz gibi ahilik kültürü içerisinde kökleri eski Türk törelerine dayanan esnaf, zanaatçı, çiftçi vb. bütün çalışma kollarını içine alan ocak anlamına geliyor. Biz de şirketimizi bir “zanaatkar birliği” olarak görüyoruz ve her konu ile ilgili o konunun “piri” yani modern tabirle “gurusu” kim ise, onunla çalışarak en kaliteli işleri üretmeye çalışıyoruz.
Örnek vermek gerekirse, AVM sektöründe yılbaşı dekorasyonları konusunda Avrupa’nın lider firması “First Christmas by ROSENAU” ile münhasıran bir işbirliğimiz var. Yurtdışından bazı show gruplarını Türkiye’de biz temsil ediyoruz.
Ayrıca Türkiye’nin de öncü firmaları ve sanatçıları ile münhasıran birlikte çalışıyoruz. Mesela Türkiye’de sirk sanatlari denilince ilk akla gelen firma olan “pozitif ol” bizim önemli bir partnerimiz. Ayrıca AVM’ler için her türlü dekorasyon ve sahne çalışmalarında farklı partnerlerimiz ile çok başarılı işler yapıyoruz. Tiyatro sahne dekoru geçmişli işortaklarımız da var, strafor ile istenilen her türlü dekorasyonu en gerçekçi şekilde üretebilen iş ortağımız da…
Bu işi yapan diğer markalardan farkınız nedir?
En büyük farkımız LONCA’nın başındaki kişi olarak benim geçmişte uzun yıllar masanın diğer tarafında yani AVM yönetimi tarafında çalışmış olmam. Biz müşterimizi geçmiş tecrübelerimizden dolayı çok iyi anlıyoruz. Müşterilerimize onların çıkarları doğrultusunda yeni fikirler sunuyoruz. Türkiye’de ilk kez yapılacak bazı işlere imza atıyoruz ama bazen aslında ben bu tip işleri daha önce yurtdışında bizzat yapmış olabiliyorum. Bu da bize ayrı bir tecrübe gücü veriyor.
Ayrıca başta “First Christmas by ROSENAU” olmak üzere işortaklarımızın lider firmalar olması da bizi rakiplerimizden çok farklı kılıyor.
Hangi projelerde yer aldınız?
LONCA Marketing Events, kuruluş çalışmalarının bitmesiyle birlikte 2010 yılı Eylül ayında piyasaya çıkmış genç bir şirket. Haliyle 2010 yılı içerisinde dönemsellik nedeniyle sadece yeniyıl dekorasyonlarına odaklandık ve iki büyük projenin yılbaşı dekorasyonlarını hayata geçirdik. Bunlar Ankara Kentpark AVM ve Gebze Center AVM…
2011 içinde ise çok sayıda projenin oluşumunda yer alacağız. Bir çok büyük AVM yatırımcı grubu ile, AVM yönetim şirketi ile ve ayrıca AVM yönetim kadroları ile yakın çalışma içerisindeyiz. Özellikle bahar aylarından başlayarak yıl boyunca farklı dekorasyonlara ve etkinliklere imza atacağız.
Ayrıca şimdiden 4 farklı AVM ile 2011 yılbaşı dekorasyonu için detaylı konuşmalar içerisindeyiz, hatta bir AVM’ye ilk konsept çizimlerini sunduk bile…
Çalışma tekniklerinizden ve işe yaklaşım tarzınızdan bahseder misiniz?
Bizim her türlü işe bütünsel bir yaklaşımımız var. Yani her proje için yeni bir fikrin geliştirilmesinden uygulanmasına anahtar teslim bir çalışma tarzımız var. Eski işleri tekrar etmeyi sevmiyoruz, sürekli yeni fikirler peşinde koşuyoruz ve bu yeni fikirleri müşterilerimizle paylaşıyoruz. Yurtdışındaki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz.
Sektörün avantaj ve dezavantajları nelerdir?
Biz kendimizi AVM sektörünün önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bizim görevimiz yaptığımız işlerle AVM’nin velinimeti olan müşterilerini mutlu etmek, yaptıklarımızla müşterileri AVM’ye çekmek ve onlara AVM ziyaretleri süresince hoşça vakit geçirtmek…
Yaptığımız işin tabi ki kendine göre zorlukları var. Özellikle sektörün çok yeni ve gelişmekte olan bir sektör olması hem avantajlar sağlıyor, hem de dezavantajlar… Kanımca sektörün en büyük avantajı genç ve dinamik kadrolar tarafından yönetiliyor olması. Bu tabi ki bazen de dezavantaj olarak kabul edilebilir. Ornegin otelcilik sektöründe 15-20 sene tecrübe iyi bir tecrübe olarak sayılırken, AVM sektöründe 5 senelik tecrübe dahi çok iyi bir tecrübe olarak değerlendiriliyor.
Hitap ettiğiniz sektör renkli ve çok hareketli aynı zamanda rekabet fazla bir adım öne nasıl çıkabiliyorsunuz?
Öne çıkmak istediğimiz konu asla yaptığımız işlerin sayısal olarak çokluğu değil. Biz daha çok yaptığımız işlerin kalitesi ile öne çıkmaya çalışıyoruz.
Başarınızın sırrı nedir?
Öyle bir gizli sırrımız maalesef ki yok. Keşke olsaydı.
Ama tabi ki başarıya giden yolda vazgeçilmezlerimiz var. Mesela müşteri memnuniyeti, mesela kaliteden taviz vermemek, mesela diyaloğa açık ve herzaman ulaşılabilir olmak gibi.
İnsanları memnun etmek zordur. Memnuniyeti nasıl sağlıyorsunuz ?
Evet, haklısınız. Gerçekten insanları memnun etmek çok ama çok zor. Özellikle iyi yetişmiş AVM sektörü profesyonelleri devamlı olarak daha iyiyi aramaya devam ediyorlar ve bu kadar mükemmeliyetçi insanlarla birarada çalışmak bizi de aralıksız olarak en iyiyi sunmak zorunda bırakıyor.
Tabi ki biz de insani hatalar yapabiliyoruz, ne de olsa hata yapmak insanın doğasında var, hata yapılmadığını iddia etmek zaten yanlış olur. Ama bu noktada önemli olan hatayı herkesden önce farkedip, kimseye belli etmeden düzeltmektir. Herzaman en önemli konu işin bitiminde müşterimizi memnun etmemizdir. Almanların güzel bir atasözü var, “sonu güzelse, herşey güzeldir” diyorlar. Bizim yaptığımız işlerde de hedefimiz işin sonunda herkesin mutlu ve memnun olması.
İşimizin en büyük zorluğu aslında her bir AVM’de, her bir yeni projede yepyeni şeyler yapıyor olmamız. Bu haliyle bizi sürekli yeni şeyler denemek zorunda bırakıyor ve sürekli yeni fikirler peşinde koşunca tabi ki minimumda da olsa biraz deneme-yanılma örnekleri yaşıyoruz. Bu konuda da önlemimiz herzaman önceden ve doğru planlama ile hareket etmek. Bu konuda AVM yönetim kadrolarına da görev düşüyor, bize ve bizim gibi firmalara son güne bırakmadan, yeterli hazırlık zamanını öngörerek briefing vermeleri gerekiyor.
Proje başlamadan önce işi veren kişinin beklentileri önemli bu beklentileri aldıktan sonra sizin karşı taraftan ne gibi beklentileriniz oluyor?
Her yeni proje için müşterilerimizle konuşurken onlara hep şunu söylüyorum. “Bizim işimiz fikirlerimizi size empoze etmek değil. Biz sizin aslında zihninizin bir köşesinde duran ama açıkça ifade edemediğiniz beğenilerinizi bulup çıkartırsak ve sizin zevkinize göre işler yaparsak başarılı oluruz.” Günümüzde insanlar ev alırken, araba alırken dahi istedikleri özellikleri belirtiyorlar ve ev ya da araba onların kişisel tercihlerine göre üretiliyor.
Sektörümüzde de başarının birinci şartı müşterinin bize çok iyi bir briefing vermesi ve isteklerini bize detaylı bir şekilde anlatması. Nadiren de olsa müşterilerimiz bize “siz birşeyler hazırlayın, bize sunun” diyorlar. Yaklaşık bütçeyi soruyoruz, cevap vermek istemiyorlar. Boyle bir durumda açıkçası bizden istenen, hiçbir briefing almadan bir araba teklifi vermek gibi bir şey. Nasıl bir araba olacak, hangi özelliklere sahip, küçük bir aile arabası mı yoksa istenen bir limuzin mi bilmeden teklif hazırlamaya çalışıyoruz.
Oysa ki genelde müşterilerimiz bize zaman ayırıp, dostane bir toplantıda akıllarından geçeni, geçmişte başka projelerde neyi beğendiklerini ya da neleri beğenmediklerini, böyle bir projeye ne kadar para harcamak istediklerini bizimle açıkça paylaşıyorlar. İşbirliğimiz bu şekilde başladığında çok daha başarılı sonuçlar elde ediyoruz.
Son isteğimiz de müşterimizin bize yeterince zaman vermesi. Çünkü hemen her projemizde yepyeni fikirler peşinde koşuyoruz ve bunları depodan çıkartıp kullanmak gibi bir şansımız tabi ki yok. Bu yeni fikirleri hayata geçirmek icin ürünlerin herbirinin teker teker üretilmesi gerekiyor. Bazen istenilen parçaları Çin’den, yani dünyanın diğer ucundan getirtiyoruz. Bunların gerçekleşmesi için de bazen haftalarca hatta aylarca zamana ihtiyaç var.
Malum sektörde bütçeler kısıtlı fakat beklentiler yüksek bunu nasıl dengeliyorsunuz?
Evet, hem maalesef ki, hem de iyi ki beklentiler çok yüksek. Birçok iş alanında aynı ürünü yüzlerce, binlerce hatta milyonlarca müşteriye satabilirsiniz. Biz ise her bir müşterimiz için yepyeni dekorasyonlar, yepyeni aktiviteler planlamak zorundayız. Bir kez yapılan bir projeyi ikinci bir kez başka bir müşteriye teklif etme şansımız yok. Bu bir yandan da çok güzel bir şey. Çünkü sürekli bir heyecan içerisinde, sürekli yeni birşeyler üretmeye çalışıyoruz.
Bütçeler kısıtlı diyorsunuz. Tabi ki haklısınız ama bana bütçelerin kısıtlı olmadığı bir sektör söyleyebilir misiniz? Bütçeler her sektörde çalışan insanları zorluyor, çünkü her geçen sene insanlar daha iyiye, daha güzele, daha az para harcayarak ulaşmaya çalışıyorlar. Bu da içinde yaşadığımız rekabetçi dünyada son derece normal.
Biz de sürekli araştırarak, sürekli yurtiçi ve yurtdışı gelişmeleri takip ederek hem kalitemizi daha da yükseltmek için çaba gösteriyoruz, hem de maliyetlerimizi düşürmek için devamlı bir arayış içerisindeyiz. Bu çabalarımızın sonucunda elde ettiğimiz gelişmeleri de tabi ki müşterilerimize yansıtıyoruz.
2011 hedefleriniz nelerdir?
2010’un Eylül ayında faaliyete geçmiş bir firma olarak 2011’de hedeflerimiz çok yüksek. Şimdiden bir çok AVM yönetimi ile ve grup halinde yönetilen AVM’lerin de merkez ofisleri ile detaylı görüşmeler içerisindeyiz. Kısaca bu güne kadar ki profesyonel hayatımızın her evresinde olduğu gibi, 2011’de de projeler bittikten sonra dönüp baktığımızda gurur duyacağımız işler yapmak istiyoruz.