Röportaj » Mehmet Akalın


Mehmet Akalın

31 Ekim 2011

Kentpark Avm Müdürü

Mehmet akalın kimdir?
Ankara doğumlu olmakla birlikte aslen Afyonkarahisar’lıyım. 14 yaşıma kadar Afyon’da yaşadım. Sonrasında Ankara’ya gelip liseyi burada tamamladım. Üniversiteyi de Ankara’da kazanınca tamamıyla Ankara’ya yerleşmiş olduk. 1993 yılında Bilkent Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar endüstriyel otomasyon, akıllı binalar ve elektronik sektöründe satış temsilciliği, ihale takibi, teknik koordinatör ve genel koordinatörlük görevlerinde bulundum. 2000’lerin başında, en dikkat çekici büyümeyi yaşayan sektörün perakende olduğu çok aşikârdı. Bu anlamda, radikal bir kararla Ankara’da iletişim ve GSM konularında faaliyet gösteren bir grupta mağaza müdürü olarak göreve başladım. İlk mağazam İzmir Caddesi’nde sadece 30 m2 büyüklüğündeydi. Perakendecilikle ilk buluştuğum gün, ilk müşterime ilk satışımı yaptığım an kendi kendime “benim işim bu” dediğimi bugün gibi hatırlıyorum. Sonrasında 4 yıl elektronik perakendeciliğinin öncü firmalarında çalıştım. Bu vesile ile alışveriş merkezleri içerisinde yeni mağazalar açma ve işletme deneyimlerim de günden güne arttı. Mağazacılık konusunda keyifli ve emin adımlarla ilerlerken, hayatım boyunca şükranla anacağım Martı Danışmanlık’ın sahipleri Arzu ve Uğur Kutluözen çifti ile yollarımız Karadeniz Ereğli’de inşa edilen Ereylin AVM için kesişti. Onlar sayesinde AVM Yöneticiliğine geçmiş oldum. Şimdiye kadar kiralaması devam eden ve işletmede olan 7 projede fiilen AVM Müdürü ve AVM’ler Koordinatörü olarak görev aldım. Bunlardan iki tanesi de Azerbaycan-Bakü’dedir. AMPD’de AVM standartları komitesinde çalışarak sektöre standartların oluşturulması noktasında katkıda bulunmaya çalıştım.
İşlettiğim AVM’lerde müşterilerimizin, kiracılarımızın ve yatırımcıların memnuniyetinin dışında özellikle sosyal sorumluluk projelerine çok önem veren bir yönetim anlayışım vardır. Hayata geçirdiğimiz birçok sosyal sorumluluk projesi ile birçok kesime katkıda bulunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Özellikle eğitime katkı sağlama noktasında yaptığım çalışmalara KENTPARK AVM’de de daha etkili bir şekilde devam ediyorum. Evliyim ve 1,5 yaşında Börte Berra isminde bir kızım var.

Ampd, Ayd görevlerinizden bahseder misiniz?
Sektörümüzün en önemli dinamiklerinden olan AMPD ile Ereylin AVM’de görev aldığım dönemde tanıştım. Öncelikle düzenli olarak toplantı ve çalışmalarına katılmaya başladım. Sonrasında da “AVM Standartları Komitesi”nde Sayın Nihat Sandıkçıoğlu önderliğinde yaklaşık bir yıllık bir hazırlık ile çalışmalarımızı konferans yapılacak hale getiren ekibin içinde yer aldım.  Halen genel müdürü olduğum Kentpark AVM geçen sene AMPD tarafından verilen 50.000 m2 den büyük Yılın AVM’si kategorisinde mansiyon ödülü aldı. Kentpark AVM Genel müdürü olur olmaz AYD’nin sektörümüz için tabiri caiz ise en rafine karar, istatistik ve öngörüleri yapacağı kanaati ile üyelik başvurusunda bulundum. AYD’nin birbirinden değerli toplantılarına hem kendim hem de çalışma arkadaşlarım katılmaya çalışıyoruz.  Ayrıca, bu sene AYD’nin Denetim Kurulu Üyesi olarak görev alıyorum.

Dünya’nın en uzun podyumu ve diğer organizasyonlar konserler…
Başkent Moda günlerinde ses getirecek bir şeyler yapmak istiyorduk. Kareograf Yasin Soy’un bize projeyi sunmasıyla Dünya’nın en uzun podyumunu kırarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girme hedefimiz için çalışmalar başladı. Dünyanın en uzun podyumunda yürümek için elemeler sonucunda 150 manken adayı seçildi. Cemil İpekçi ve Kentpark Avm bünyesinde bulunan mağazaların kreasyonlarıyla 2 bin 69 metrelik podyumda 250 manken yürüdü. Dünyanın En Uzun Podyumu sertifikasını Guinness World Records Türkiye Temsilcisi ve Hakemi Şeyda Subaşı Gemici'den ödülü aldığımızda büyük bir gurur yaşadık, tüm Ankara ve Türkiye bu coşkulu anı izledi. Dünyanın en uzun podyumu rekorunu kırarak, Ankara’da modaya farklı bir boyut getirmenin yanı sıra Cemil İpekçi’nin tasarımlarıyla barışı simgeledik, dünyaya önemli mesajlar verdik. Alışveriş ve yaşam merkezi Kentpark Markaların Kenti Ve Modanın Merkezi oldu. Çok kısa bir zaman aralığı içinde bir ilke daha imza atarak Serdar Ortaç Konseri öncesi FTV defilesi yaptık. Defilemiz 202 ülkede yayınlanıyor. Serdar Ortaç konseri tüm Ankaralılara unutulmaz saatler yaşattı.  Yaptığımız organizasyonlar Ankara’da öncü, farklı, yaratıcı, profesyonel ve ses getiriyor.

Vermiş olduğunuz hediyeler…
Porche Panamera, 3 Ford Kuga, 60 ıphone, 60 Ipad, Uçak Bileti, Sinema Bileti, Helikopter Turu, Cruıse Seyehati, daha binlerce hediye.
Varsa yeni mağaza açılış veya Ankara da ilk mağazalardan bahsedebiliriz.
Yeni açılan mağazalar Kent Optik..
Ankarada ilk markalar Harvey Nichol, Decathlon, Versace, Frennc Connection, Armani

Yapacağınız bir organizasyon varsa lütfen bahsedelim
Aslında organize perakendenin en sert şartlarda rekabet ettiği Ankara’da geleceğe dair konulardan bahsetmek gerçekten cesaret ister.  Biz her zaman ekip olarak Ankara’da sadece alışveriş için değil sosyal hayat için de katma değer yaratıp koşulları değiştiren projeler ürettik. Ankara’nın en yeni AVM’si olarak rekabette bile önderlik etmenin keyfini yaşıyoruz. Bu nedenle, önümüzdeki dönemde neler yapacağımız hakkında birazcık gizem ekleyerek bilgi vereyim. Açılışımızın ikinci yılında Kentpark’ı yok edip tekrar kurmayı planlıyoruz, 2012 Mayıs-Haziran ayında Amerikalı bir grup ile Türkiye’den ve komşu ülkelerden müziksever herkesin akın akın Ankara’ya koşacağı bir konser yapacağız, bir yarışma düzenleyerek klasik müzik enstrümanlarını, genç yetenekleri keşfedeceğiz ve bir senfoni orkestrası kuracağız, elbette Ankara’da yaşayanların Kentpark ile hayatlarının parçası olan rutin konserlerimize çıtamızı yukarı çıkararak devam edeceğiz. Bunların yanında, TÜBİTAK’ın dergisi Bilim Teknoloji dergisinin Ankara ve çevre illerde destek bekleyen okullara dağıtım seferberliğini hızlandıracağız. Kentpark ile özdeşleşmiş moda defile ve rekorlara 2012’de de devam edeceğiz.

Kariyer
Çocukluğum ve gençliğimin önemli bir kısmı Afyon’da geçti. O zaman da şimdi de Afyon homojen yaşamların olduğu muhafazakâr bir şehirdir. Özellikle, tanınmış bir aileye mensupsanız yapabilecekleriniz daha da azalırdı. Dolayısı ile 14 yaşına kadar Afyon’da her şey çok kontrol altında ilerledi. Elbette zaman zaman sınırı aştığımız günlerimiz oldu. Aklımda kalan en önemlilerinden biri de şimdiki kariyerimin sinyali veriyor. Evimizin bahçesinde birçok meyve ağacı vardı. Ailemden gizlice elmaları toplayıp el arabasına doldurup Afyon spor maçı olduğunda stadyuma gider maç sırası bekleyenlere ekşi elma satardım. Bunlardan kazandığım para ile bisikletime aksesuar alırdım. Bir yaz döneminde de elektrik malzemeleri satan bir aile dostumuzun mağazasında çalıştım. Her ikisinden de kısa sürede ailemin haberi oldu. Kızmadılar ama yapmamam konusunda uyarı aldım. Neden, ayıp olur diye… Liseyi Ankara’da okudum. Ankara’da bu tip kaygılar olmadığı için gelir gelmez lise birinci sınıfta ilk işim okuduğum lisenin yeni mezunlarına alumni hazırlamak oldu. Ardından onlarca şehir dışı gezi, gündüz partileri, mezuniyet geceleri düzenledim. Lise üçüncü sınıfta başka okulların mezuniyet gecelerini de düzenliyordum. Kısaca organizasyon düzenlemek benim en keyifli işim olmuştu. Diğer yandan genç yaşıma rağmen bu tip sorumlulukların altından kalkmak ve popüler olmak taşrada baskı altında yetişmenin üzerimize sindirdiği çekingenliği silip atmış, özgüveni yüksek bir birey haline getirmişti. Bu süreç üniversite daha da artarak devam etti. Ancak çok önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Tüm bu organizasyon ve etkinlik işlerini yapmama rağmen Aslında eğitimimin son zamanlarında bile tam olarak ne yapacağım konusunda karar verebilmiş değildim. Hani çocuklara sorarlar ne olacaksın büyüyünce diye ve çocuk bilmiş bir eda ile hemen cevap verir. Ben üniversite biterken bile cevap veremiyordum. Bazı insanların hayalleri, umutları, beklentileri vardır; bazısının da hedefleri, planları ve eylemleri… İlk sıradaki insanlardan olamadım çünkü küçük yaşta babamı kaybetmiş, hayatın gerçeklerini erkenden görmüş ve ailemin sorumluluğunu almıştım. Hayaller kurmaya vakit yoktu. İkinci sıradaki insanlar ise istediklerine kavuşur; çünkü günlük ve acil işleri ilk sıraya almayıp uzun vadeli hedefleri planlayıp eyleme geçer. Yani kavanozuna önce büyük taşları doldurur. Sonrasında çakıl taşları ve kumları… Kısacası hayalimde meslek olmadı ama hedeflerim vardı. Meslek beni hedeflerime götürecek araçtı. Çalışma hayatıma baktığımda kendimi şanslı görüyorum. Hep bana yeni vasıflar, bilgiler, deneyimler kazandırmışlar, kazandırmaya devam ediyorlar. Ancak şunu da net olarak söylemeliyim ki, Yüce Yaratan’ın bana hediye ettiği en önemli bir haslet olan “azim, adanmışlık ve irade” olmasa hedeflerime ulaşamazdım. Hedeflerim zamanla hep değişti. Bir hedefime ulaşırken başka bir hedefim oldu. Bu hep böyle devam ediyor. Yaşım ilerledikçe de hedeflerim farklılaşıyor. Basitçe başarılı kariyeri özetlemek gerekirse; tarih iki tür insan kaydetti: Tarihi yapanlar ve tarihe malzeme olanlar. Başarılı kariyer de böyledir. Yükselen ve tarihe geçenler ile diğerleri… Mesele siz hangisi olacaksınız? İş hayatında ya tozu dumana katarsınız, ya da tozu dumanı yutarsınız. Eğer kendi kariyeriniz ile ilgili planlarınız yok ise, planı olanların planlarına dâhil olursunuz. Kariyerde başarı azim gerektirir, adanmışlık gerektirir, azim ve adanmışlık ise irade. Diğer yandan da birey değil ekibinle birlik olmak gerekir. Buna örnek bir alıntı aktarmak istiyorum.
“Bundan Üç dört yıl önce USA’da dünya spastikler olimpiyatı düzenleniyor. Yüz metre yarışı; Down Sendromlu koşucular… Yarış başladığında koşuculardan birinin ayağı takılıyor, düşüyor ve acıyla bağırmaya başlıyor. Çok ilginç bir şey oluyor, diğer zihinsel engelli koşucular geriye dönüyorlar ve düşen atleti kaldırıyorlar. Down Sendromlu bir kız, oğlanı öpüyor: ‘Bu onu iyileştirir’ diyor. Kollarına girip teselli ediyorlar ve hep beraber yürüyerek yarış çizgisini geçiyorlar.

Bize, ‘başarı başarı’ diye öğrettikleri şey belki de bence başarı değildir. Sadece kazanmak… Başarı ile kazanmak arasında ki çizgi çok ince. ‘Birilerini modelle, onun yaptıklarını yap, sen de başarırsın’… bence başarmak değil kazanmak oluyor. Acaba birbirini hırsla geçmeye çalışan bizler mi daha insanız, yoksa düşen arkadaşlarını kaldırmaya çalışan engelliler mi?

Güne nasıl başlarsınız?
Uyanma saati  07.00
Hazırlık süresi 45 dakika
Kahvaltı sadece Pazar günleri yaparım.
Uyku süresi 5-6 saat
İşe Geliş saati 08.00 – 08.30
Akşam yemeklerini mutlaka ailem ile birlikte yapmaya gayret ederim.
Hafta en az bir kere ailemle dışarıda değişik lezzet mekanlarına gideriz. Bazen şehir dışına sırf özel lezzet için gideriz.
İki haftada bir hafta sonu bir gün kalmalı ya da günü birlik şehir dışına seyahate çıkarız.

Toplantı
Pazartesi günleri sabah yönetimdeki kurmay ekibimle yaklaşık 2 saat süren düzenli toplantılarımız olur. Toplantımıza zaman zaman ajansımız Fikri-Alem de katılır. Bu toplantıyı çok önemseriz. Çünkü Kentpark’ı Kentpark yapan tüm kararlar bu toplantıda verilir. Bir de cumartesi sabahları yine aynı ekip ile kısa bir bilgi ve değerlendirme toplantısı yaparız. Bu toplantı genelde verimlilik ölçümleri ve özeleştiri içerikli olur. Bunun dışında yönetim ekibimiz özel bir durum olmadıkça toplanmaz. Ancak, mail ortamını çok verimli kullanırız. Tüm ekip bireyleri iş akışlarını mail ortamında yürütürler. Geri bildirim konusunda aksama yaşamayız.

Hobi
Aslında şu hobim diyebileceğim bir konu yok. Bundan dolayı da kendime kızıyorum. Zamansızlığın getirdiği bir sonuç. Hep bir şeyin kolleksiyonunu yapmak, bir hobi üzerine eğilmek ve kendimi bu manada ustalaştırmak çok istedim ama fırsat olmadı. Bunun dışında birçok erkek gibi otomobil dünyasını seviyorum, takip ediyorum ve bütçem elverdikçe güzel arabalara biniyorum. Senede 7-8 araba değiştirdiğim oluyor. Bu yıl motosiklet kullanmaya heves ettim. Yakın zamanda A2 ehliyetimi aldım.

Mekan
Kendime gurme dersem abartmış olurum ama damak lezzetleri konusunda kalfalık evresindeyim diyebilirim. Yukarıda da yazdığım gibi lezzet duraklarını arar bulurum. Her lezzet durağı damak tadımda tecrübemi artırıp seçiciliğimi belirginleştiriyor. Burada mekan tavsiyesinde bulunmayacağım. Balıkseverlere tavsiyem “Balık Ankara’da Yenir”.  
(Restoran,kebapçı,müdavimlik,damak tadı)

Spor
Askere gidinceye kadar hiç spor yapmadım desem yalan olmaz. Ortaokul ve lisede hentbol takımında kalecilik yapmıştım. Aslında oynadığım mevki bile benim spor konusundaki tembelliğimin göstergesi. Askerde çok ama çok spor yaptım. Askerlik sonrasında yine sporlu günlere veda ettim. Yakın zamanda Kentpark’ın eşsiz spor merkezi Most’ta tekrar kondisyon artırıcı spora başladım. Yalnız kilo almamak için kendimi bildim bileli yemek alışkanlıklarıma çok dikkat ederim. Son 20 yılda kilomda 5-8 kilo oynama olmuştur.

Tatil
İşimizin doğası gereği uzun süreli tatil pek mümkün olmuyor. Bu nedenle tatillerimizi kısa süreli ama yılda 4-5 sefer olacak şekilde planlıyorum. Mutlaka senede bir kere yurtdışına ailemle birlikte gitmeye çalışıyoruz. 2-3 günlük hafta sonu tatilleri ve eylül ayında muhteşem Akdeniz sahilleri tatil duraklarımız oluyor. Özellikle yurtdışında Güney Amerika’yı merak ediyorum. Emeklilik ile ilgili planlama yapmamakla birlikte bazen gittiğim yörelerde işte burada huzur dolu yaşanır dediğim oluyor. Ancak, biraz bu konuda maymun iştahlıyım galiba yeni bir yer diğer yeri unutturuyor. Memleketimizin her yeri çok güzel. Son huzur mekânım Fethiye Kayaköy… 
(Gidilen yerler gitmek istenen yerler emeklilikte yaşamak isterdim)

Aile
Eşimle Karadeniz Ereğli’de görevliyken tanıştık. Kısa bir nişanlılık döneminden sonra evlendik. Yaklaşık 3 yıldır evliyiz. 2 yaşında Börte Berra isminde bir kızımız var. Kızımızın doğması ile hayatım çok başkalaştı. Hayatım boyunca kendimle yüzleşmeyi ve hesaplaşmayı pratik haline getirmiş biri olarak yaşantımı iyisiyle kötüsüyle kare kare bilir ve hatırlarım. Bu nedenle net olarak söyleyebilirim ki Börte Berra benim hayatımda boyut değiştirmeme sebep oldu.  Bir örnek vermek gerekirse; bu yazıyı kaleme aldığım gün aklıma gelen bir konu… 2045 yılında 21.yüzyılın ortasında Börte Berra 35 yaşında olacak. Yaşamının en verimli yıllarında nasıl bir dünyada olacak ve bu dünyaya nasıl katkısı olacak bunu düşünüyorum.

Yolun başındakilere tavsiyeler;
“Kazanmak ve başarmak için kişinin sahip olması gereken birkaç nitelik var;
 Hedefin kesinliği yapabilmek
 Ne istediğini bilmek
 Ona sahip olma konusundaki dayanılmaz bir arzu
 Çalışkanlık
 Yaratıcılık
Kişi hayatının her alanıyla ilgili neler başarmak istediğini tespit etmelidir. Kişi kendine dürüst bir şekilde neyi ne kadar yapabileceğini söylemelidir. Kendinle yüzleşme kendine açıklık çok önemlidir. Ne istediğinizi bilmeniz ve başarmanın yollarının net bir şekilde belirlenmesi gerekir. Ne yapacağınızı, hangi sıra ile ve neden yapacağınızı bilmeden bir iş yapmak kesinlikle başarısızlık getirir.
“Başarı merdivenini tırmanmaya başlamadan önce, onun doğru binaya yaslı olup olmadığını kontrol edin.” Stephen R. Covey
Rekabet üstü olmanın artı değer sağlayan başlıca kaynaklarından biri “yaratıcılıktır”. Bunun hep faydasını gördüm. Tabiri caizse benim torpilim çalışkanlık ve yaratıcılık oldu. Hep ileri gidin. Harekete başlayın, başladınız mı sakın durmayın. Karar, disiplin, tutku, netlik ışığınız olacaktır.

"Röportaj" İle İlgili Haberler

- Devrim ACAR (05 Mart 2012)

- Hakan TOMAR (02 Mart 2012)

- Bülent KARATAŞ (27 Şubat 2012)

- Selim YUNA (20 Şubat 2012)

- Ufuk TOYDEMİR (01 Şubat 2012)

- Yusuf ESENKAL (01 Şubat 2012)

- Emre ŞEN (01 Şubat 2012)

- Cemal ÖZEN (01 Şubat 2012)

- Bilal ÇİFTÇİ (01 Şubat 2012)

- Ali GÜNAÇAR (01 Şubat 2012)

- Mustafa TOTAN (01 Şubat 2012)

- Nurettin KUMBASAR (01 Şubat 2012)

- Feyza ACAR SÖNMEZER (01 Şubat 2012)

- Hilal SUERDEM (01 Şubat 2012)

- Cemal TUZCUOĞLU (01 Şubat 2012)

- Osman İLLEZ (01 Şubat 2012)

- Celalettin ÇALIŞ (01 Şubat 2012)

- Hakan TOMAR (01 Şubat 2012)

- Atilla ÖZKUL (01 Şubat 2012)

- Özkan ŞENYÜZ (01 Şubat 2012)

- Özcan EKŞİB (01 Şubat 2012)

- Fahir ÇAM (01 Şubat 2012)

- Cemal ATASOY (01 Şubat 2012)

- Kenan ÖZDURAN (01 Şubat 2012)

- Emre ZİYAL (28 Ocak 2012)

- Hakan ALTIN (28 Ocak 2012)

- Zafer CANOĞLU (28 Ocak 2012)

- Onur SAPMAZ (28 Ocak 2012)

- Yusuf Kemal Karakaş (23 Ocak 2012)

- Mehmet Emin Erkan (23 Ocak 2012)

- Ümit ZAİM (08 Ocak 2012)

- Makbule DEMİR (08 Ocak 2012)

- Hakan YILDIZ (08 Ocak 2012)

- Ufuk TOYDEMİR (07 Ocak 2012)

- Canan Efendigil (17 Ekim 2011)

- Koray Caner Öztürk (17 Ekim 2011)

- Ümit Teoman (17 Ekim 2011)

- Tunç M. Ersöz (17 Ekim 2011)

- Tanay Adıgüzel (17 Ekim 2011)

- Özcan Ekşib (17 Ekim 2011)

- Mustafa Totan (17 Ekim 2011)

- Lütfü Küçük (17 Ekim 2011)

- İhsan Ateş (17 Ekim 2011)

- Gözde Sarar (17 Ekim 2011)

- Cemal Özen (17 Ekim 2011)

- Cemal Tuzcuoğlu (17 Ekim 2011)

- Celaletin Çalış (17 Ekim 2011)

- Özkan Şenyüz (17 Ekim 2011)

- Caner Dikici (17 Ekim 2011)

- Başat Cem (17 Ekim 2011)

- Aytaç Özçiçek (17 Ekim 2011)

- Burçin Bendegül (17 Ekim 2011)

- Ahmet Tayfur (17 Ekim 2011)

- Ahmet Paşaoğlu (17 Ekim 2011)

- Alper Göker (17 Ekim 2011)

- Ercan Görür (14 Ekim 2011)

- Atilla Özkul (14 Ekim 2011)

- Atilla Külekçioğlu (14 Ekim 2011)

- Savrun Balcıoğlu (10 Ekim 2011)

- İbrahim Arıt (22 Eylül 2011)

- Özgür Gül (22 Eylül 2011)

- İsmail Deniz (22 Eylül 2011)

- Hüseyin Salih Tolan (22 Eylül 2011)

- İbrahim Türkgenç (22 Eylül 2011)

- Selamet Aygün (22 Eylül 2011)

- Murat Şimşek (22 Eylül 2011)

- Hüseyin Özbek (22 Eylül 2011)

- Cemal Tuzcuoğlu (22 Eylül 2011)

- Savrun Balcıoğlu (12 Temmuz 2011)

- Selami Sarı (19 Mayıs 2011)

- Süleyman Çetinsaya (06 Mayıs 2011)

- Özgür BEKİROĞLU (18 Nisan 2011)

- Nazlı Gürer ALDIKAÇTI (18 Nisan 2011)

- Sinan FINDIKOĞLU (18 Nisan 2011)

- Emre Ziyal (07 Nisan 2011)

- Özgür PEKER (10 Mart 2011)

- Emre ŞEN (11 Şubat 2011)

- Mehmet AKALIN (11 Şubat 2011)

- Abdullah SAĞLAM (11 Şubat 2011)

- Orhan DEMİR (11 Şubat 2011)

- Elif ATEŞOK ŞATIROĞLU (11 Şubat 2011)

- Fahir ÇAM (11 Şubat 2011)

- Ersin KELEŞ (11 Şubat 2011)

- Levent KÜÇÜKLERLİ (11 Şubat 2011)

- Murat KAYMAN (11 Şubat 2011)

- Mustafa TOTAN (11 Şubat 2011)

- T.Sinan FINDIKOĞLU (11 Şubat 2011)

- Vedat ÖZEREN (11 Şubat 2011)

- Cemal TUZCUOĞLU (11 Şubat 2011)

- Mehmet SÖNMEZ (11 Şubat 2011)

- Hilal SUERDEM (11 Şubat 2011)

- Barbaros YÜCESOY (11 Şubat 2011)

- Aytaç ÖZÇİÇEK (11 Şubat 2011)

- Özcan EKŞİB (11 Şubat 2011)

- YILMAZ YILMAZ (10 Ocak 2011)

- ADİL ÖZYİĞİT (14 Aralık 2010)

- Çetin GÜL (20 Temmuz 2010)

- Abdullah KAVUKCU (20 Nisan 2010)

- Avi ALKAŞ (13 Nisan 2010)

- Murat İZCİ (09 Nisan 2010)

- Emre ŞEN (11 Mart 2010)

- Serdar SARAÇOĞLU (23 Şubat 2010)

- Barış Özcan (17 Şubat 2010)

- Suat SOYSAL (04 Ocak 2010)

- Andreas Hohlmann (01 Ekim 2009)

- Nurdan Tümbek TEKEOĞLU (02 Eylül 2009)

- Mehmet NANE (01 Eylül 2009)

- Turgay TANES (01 Eylül 2009)

- Gündüz Bayer (01 Ağustos 2009)

- Levent EYÜBOĞLU (01 Haziran 2009)

- ARZU KAYA (01 Mayıs 2009)

Ayın çok okunanları Haftanın çok okunanları