Sektörün devlerinden TAB Gıda 1 dakikada 700 kişiye hizmet veriyor.
TAB Gıda, Türkİye’de master franchisee hİzmetlerİnİ üstlendİğİ Burger Kıng, Sbarro,Popeyes ve Arby’s İle hem globalde hem de Türkİye’de süreklİ İlklere İmza atıyor. TAB
Gıda’nın Türkİye’de bu kadar başarılı olmasının en önemlİ nedenlerinden bİrİnİ kalİteden ödün vermeden dünya standartlarını koruması olduğunu söyleyen TAB Gıda Genel Müdürü
Caner Dİkİcİ, müşterİlerİn İstek ve beklentİlerİ doğrultusunda çalışmalarını gelİştİrmelerİnİn onları başarıya taşıyan faktör olduğunu belİrtİyor. Yedİ yıldır TAB Gıda’da genel
müdürlük görevİnİ sürdüren Dİkİcİ iş hayatında olduğu kadar sosy al hayatında da aktİf bİrİ.Hayatından sp oru hİç eksİk etmeyen yönetİcİ,herkesİn kendİne bİr hobİ edİnmesİnİ önerİyor.
Tab Gıda’nın kuruluşundan bahsedebilir misiniz? Master franchisee hizmetlerini üstlendiğiniz Burger King, Sbarro, Arby’s ve Popeyes’i sırasıyla hangi tarihlerde Türkiye’ye getirdiniz?
Türkiye’de 1994 yılından beri gıda sektöründe faaliyet gösteren TAB Gıda’nın hızlı servis alanındaki çalışmaları, 1995 yılında dünyada sektörünün öncülerinden biri
olan Burger King’in master franchisee haklarını alarak Türkiye’ye getirmesiyle başladı.
Burger King’den sonra 2007 yılında Napoli’nin geleneksel ve taze İtalyan tatlarını sunan Sbarro markasını bünyemize kattık. Aynı yıl geleneksel tarifleri sıra dışı
Louisiana mutfağıyla buluşturan Popeyes’i Türkiye’ye getirdik.Son olarak Eylül 2010’da Arby’s’i bünyemize dâhil ettik ve Ağustos 2011 tarihi itibariyle Arby’s restoran sayısını 27’ye ulaştırdık. Bu hızlı ve kararlı büyüme TAB Gıda’nın sektördeki uzmanlığının önemli bir göstergesidir.Türkiye’de Master Franchisee faaliyetlerini üstlendiğimiz diğer markalarda da çok hızlı bir büyüme sergiledik. TAB Gıda’nın bugün Türkiye genelinde 383 Burger King zincir mağazası bulunuyor. Sbarro’nun 22 ilde toplam 77 restoranı, Popeyes’in ise 21 ilde 73 restoranı bulunuyor.
Türkiye’de bu kadar başarılı olmamızın en önemli nedenlerinden biri kaliteden ödün vermeden dünya standartlarını korumamızdır. Ayrıca müşterilerimizin istek ve beklentileri doğrultusunda çalışmalarımızı geliştiriyor ve kendimizi sürekli yeniliyoruz. Hızlı servis sektöründeki öncülük misyonundan, kalite ve sağlık ilkelerinden taviz vermiyoruz ve Türk halkını yeni lezzetlerle buluşturuyoruz. Yayılımcı bir büyüme stratejisi izleyerek, bir yandan kendi restoranlarımızı açarken bir yandan da ‘sub franchisee’ vererek büyümemizi sürdürüyoruz.
Bugün itibariyle bu markaların kaç restoranı mevcut? Bu restoranların kaçı sizin çatınız altında,kaçı franchise olarak hizmet vermekte?
Türkiye’nin lider hızlı tüketim gıda şirketi TAB Gıda’nın Türkiye’de master franchisee hizmetlerini üstlendiği Burger King, dünyada ilk restoranını 1953 yılında Florida’nın Jacsonville şehrinde Instra-Burger King adıyla açtı.1955 yılında David Edgerton ve James McLamore tarafından satın alınan markanın ismi bugünkü şeklini alarak Burger King olarak değiştirildi. Bugün 78 ülkede,12 bini aşkın restorana sahip Burger King, en çok tercih edilen hızlı restoran zincirlerinden birisidir.
İlk kez 1995 yılında TAB Gıda ile Türkiye’de faaliyet göstermeye başlayan Burger King, bugün Türkiye genelinde 118’i franchise olmak üzere 383 restoranı ile hizmet veriyor.TAB Gıda’nın 2007 yılında bünyesine kattığı Napoli’nin geleneksel ve taze ‘İtalyan’ tatlarını sunan Sbarro markası ise 22 ilde 5’i franchise olmak üzere toplam 77 restoranı ile faaliyet gösteriyor.
TAB Gıda, yine 2007 yılında geleneksel tariflerin sıra dışı Louisiana mutfağıyla buluşturan Popeyes’i de Türkiye’ye getirdi. Popeyes toplam 3’ü franchise olmaküzere 73 restoranıyla Türkiye’nin 21 ilinde hizmet veriyor.Son olarak da Eylül 2010’da 8 restoranıyla Arby’s’i bünyesine kattı, aradan geçen 8 ay gibi kısa bir sürede Arby’s restoran sayısı 3 katına çıkarak 1’i franchise olmak üzere 27 restorana ulaştı. Arby’s Türkiye’de 10 ilde yer alıyor. Bu hızlı büyüme TAB Gıda’nın sektördeki uzmanlığının da önemli bir göstergesidir.
15 yılda tüm markalarda 560 restoran sayısına ulaşan TAB Gıda, franchiseeliğini üstlendiği markalardan da aldığı güçle yıldan yıla büyümesini ve performansını
artırarak sürdürüyor.
2011 yılı sonuna kadar kaç restoran sayısına ulaşmayı hedefliyorsunuz? Kaç çalışanla bu yılsonunda Türkiye’de kaç kişiyi doyurmuş olacaksınız?
TAB Gıda olarak Burger King, Sbarro, Popeyes ve Arby’s olmak üzere dört markamızda ulaştığımız restoran sayısı ve iş hacmimizle sektörün yarısından fazlasını elimizde tutuyoruz. 17 yılda dört marka toplamında 560 restoran ile sektörün devi haline geldik. Türkiye genelinde 1 dakikada 700 kişiye hizmet veriyoruz ve doyuruyoruz.
Ana hedefimiz 81 ilin tamamında varlık göstermek.Tabii büyümemizdeki en önemli etken uygun fiyata kaliteli hizmeti hızlı ve güvenilir şekilde sunmamız.Sadece biz büyümüyoruz Türkiye de büyüyor. Türkiye’de Burger King adı altında 383 restoranımız var. Dünya çapında hizmet veren 12 binden fazla Burger King restoranı arasında, en yüksek işlem hacmine sahip 50 restoran sıralamasında Türkiye’den dört restoranın bulunması, TAB Gıda’nın başarılarının en açık göstergesidir.TAB Gıda olarak, müşterilerimize daima en sağlıklı,kaliteli ve lezzetli ürünleri sunmak adına yatırımlarımızı sürdürmeye ve bünyemize her geçen gün yeni restoranlar katarak hızlı büyüme politikalarımıza devam ediyoruz.Gelecekte de bu misyonu sürdürmeyi ve daha çok noktadan daha çok müşteriye ulaşarak sağlıklı ve lezzetli gıda anlayışımızı yaymayı hedefliyoruz.
Bu markaların hitab ettiği kitle farklılaşıyor mu?Markaları nasıl konumlandırıyorsunuz?
Globalleşen dünyada tüketici alışkanlıkları da benzerlikler göstermeye başladı. Eskiden ağırlıklı olarak büyük şehirlerdeki fast food tüketiminin, artık tüm illere yayıldığını gözlemliyoruz. Bunda da alışveriş merkezlerinin sayısal olarak artmasının etkili olduğunu düşünüyoruz. Ülkemizde genç nüfusun giderek artması ve değişen yaşam koşulları da fast food pazarını geliştiriyor.TAB Gıda olarak biz lezzetli, doyurucu ve aynı zamanda da besleyici ürünleri hesaplı fiyata ve kolay erişilebilir bir şekilde tüketicilerimize sunuyoruz.Müşterilerimizin her bir markamız için çok farklı bir kırılımı yok. Markalarımızın ürünlerinin lezzetini seven, fiyat avantajından yararlanarak doyurucu menülerimizi tercih eden, gıda güvenliği ve hijyen konusunda atmış olduğumuz adımları takdir eden her yaştan ve her kesimden müşterimiz var.
TAB Gıda’nın, markalar bazında, globaldeki konumu nedir?
Dünya çapında 12 binden fazla Burger King Restoranı arasında en yüksek işlem hacmine sahip 50 restoran sıralamasında Türkiye’den dört restoran bulunuyor. Öte yandan Burger King Türkiye; Afrika, Avrupa ve Orta Doğu Bölgesi’nde “En Hızlı Büyüyen Ülke” seçildi. Sbarro ve Popeyes restoranlarıyla elde ettiğimiz başarılarımızın sonuçlarını da uluslararası ödüllerle taçlandırdık. Sbarro
son üç yıldır üst üste üç kez, Popeyes ise son iki yıldır üst üste iki kez Türkiye’deki operasyonları ile Yılın Franchisee ödülüne layık olmuştur.
Diğer ülkelerle kıyasladığımızda Türkiye pazarı çok dinamik, verimli ve hızlı gelişen bir pazar. Tabi ki tüm bu başarılarda TAB Gıda’nın uyguladığı strateji ve planlamalarınbüyük payı var.
Türk tüketicisinin yanı sıra pazar koşullarını iyi tanıyor olmamız,kaliteyle birlikte uluslar arası standartlara gösterdiğimiz önem ve hassasiyet bugün bizi Türkiye’nin ve dünyanın sayılı işletme kuruluşlarının arasına taşıdı.
Türkiye’de bu markalar için bugüne kadar farklı neler yaptınız?İlklere imza attığınız inovasyonel fikirleri hayata geçirdiğinizde örnek alındığınız oldu mu?
TAB Gıda olarak Türkiye’de tüm markalarımız adına pek çok ilke imza attık, pek çok başarı kazandık ve başarılarımızla diğer ülkelere de örnek olduk.Gıda güvenliği standartlarını eksiksiz yerine getiriyoruz.2008 yılında Türkiye’de sağlık ve gıda güvenliği konusunda öncü bir adım atarak, tüm restoranlarımızda “Trans sıvı yağ asidi sıfır” uygulamasına geçtik.TAB Gıda olarak, bu uygulamaya yasal olarak hiçbir zorunluluk olmadan, tamamen müşterilerimize karşı duyduğumuz sorumluluk anlayışının bir sonucu olarak geçtik.
Şeker ve tuz oranlarını düşürmeye yönelik çalışmalar yapmaktayız.Başlangıçta 300 kalori olan mayonezi şu anda 200 kaloriye kadar düşürdük. Yağ oranını düşürdüğümüz mayonezimizi müşterilerimize sunuyoruz. Ayrıca ayda 15 milyon ekmek üretim kapasitesine sahip olan ekmek fabrikamız sayesinde müşterilerimize kendi sandviçlerimizi tamamen kendi ekmeklerimizle sunuyoruz.Müşterilerimiz bizim için çok önemli olduğundan, onlar için restoranlarımız dışında da pek çok aktivite ve yarışma düzenliyoruz.GT King yarışmamızla gençlerimizi uygulamasıoldukça zahmetli ve pahalı olan motorsporlarına bir adım daha yaklaştırdık. Gençlerin sporla olan bağını kuvvetlendirmek amacıyla da gelenekselleşen oldukça büyük ve eğlenceli bir organizasyon olan Hoopfest organizasyonunu gerçekleştirdik.2009 yılında düzenlemiş olduğumuz Büyük Çekiliş Kampanyası ile Türkiye’de şimdiye dek hiçbir hızlı servis restoran zincirinin yapmadığı bir ilke imza attık ve birçok sürpriz hediyenin yanında 13 talihli müşterimize 13 adet Audi A3 armağan ettik.Bu yılda Burger King Monopoly kampanyasına katılan müşterilerimize çeşitli ürünler armağan edeceğiz.
Bunların yanı sıra Burger King, çok sevilen Acı Sos,Ranch Sos ve Buffalo Sosu 250 gramlık boyuta taşıdı ve tüm restoranlarında satışa sundu. Bu dünyada ilk kez Türkiye’de gerçekleştirildi.
Türkiye’de alışveriş merkezlerinin sayısı her geçen gün artıyor. Alışveriş merkezlerine restoran yatırımı yapmayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
AVM’lerin lokasyonu çok önemli, şehir içinde olanlara ilgi büyük. AVM’ler ile ilgili şunu söyleyebiliriz; müşteri AVM’ye geldiğinde tüm mağazaları bir arada bulabiliyor,hava şartlarından etkilenmeden alışverişini yapabiliyor.Kiralar da cadde restoranlarına göre daha avantajlı olabiliyor. Alışverişini yaptıktan sonra yemek yiyen de var sadece yemek yemeğe gelen de var. AVM’lere giden kişiler arasında, markalarımızın restoranlarının nerelerde olduğunu az çok biliyorlar.
TAB Akademi bünyesinde çalışanlarınıza eğitim veriyorsunuz. Bu fikir nasıl oluştu, kaç yılında kurdunuz Akademiyi? Ne eğitimi veriyorsunuz ve eğitim gören çalışanlarınızdan nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?
Türkiye’nin lider gıda üreticisi TAB Gıda, 17 yıllık birikimini çalışanlarını eğitmek için kullanıyor. TAB Akademi, 17 Mart 2011’de derslere başladı. TAB Akademi’de, çalışanların Matematik, İngilizce, Gıda Hijyeni, İletişim Teknolojileri ve Yurttaşlık Bilgisi gibi çeşitli konularda bilgi seviyeleri belirlendikten sonra, kendi alanında uzman isimler tarafından eğitimler veriliyor. Sektördeki en son içerik ve güncel konuları akademi platformunda çalışanlarına aktarmayı misyon edinen TAB Gıda,akademi programı dahilinde tüm restoranlarındaki çalışanlarının eğitim ihtiyaçlarını ve gelişim alanlarını tespit ederek kişisel, mesleki ve yönetsel gelişimlerini sağlıyor. TAB Akademi eğitim süreci boyunca üç ayda bir yapılan sınavlarda yüzde 65 ve üzeri başarı sağlayanlar, var olan terfi sisteminin dışında da, terfi için
değerlendirmeye alınıyor.
Tab Akademi dışarıdan eğitim için gelenlere açık mı?
TAB Akademi’ye dışarıdan öğrenci almıyoruz. Fakat TAB Akademi’de çalışanlarımıza verdiğimiz eğitimler sayesinde, hem sektöründe öncü, kalifiye ve güçlü elemanlar yetiştiriyor, hem de hızlı servis sektörüne kazandırmış oluyoruz.
Sizin Tab Gıda’nın Genel Müdürlüğüne yükseliş yolculuğunuz nasıl gerçekleşti, biraz bahsedebilir misiniz?
1960 yılında Ankara’da doğdum. 1981 yılında ODTÜ’den mezun oldum. Master eğitimimi Michigan Teknoloji Üniversitesi’nde, elektrik ve bilgisayar mühendisliği üzerine tamamladıktan sonra Türkiye’ye döndüm ve profesyonel iş hayatına 1983 yılında Simko Araştırma Geliştirme Laboratuarı Bölümü’nde başladım.Ardından askerlik hizmetimi tamamlamak için buradaki görevimden ayrılmak zorunda kaldım. Askerlik hizmetim sırasında Jandarma Genel Komutanlığı için ilk bilgisayar sitemini kuran ekip arasında yer aldım. Hatta Türkiye’nin ilk asker yerleştirme yazılımını yaptım. Askerlik sonrası ise tamamen farklı bir firma olan ve kendi teknolojilerini geliştiren Eges’te çalışmaya başladım. 1995 yılında Rusya Viborg’da bulunan kereste fabrikasında koordinatörlük görevinde bulunmak üzere Ata Grubu bünyesine katıldım. Burada dört yıl görev yaptıktan sonra, 1999 yılında Koç Holding ve Ata Grubu ortaklığı ile Şanlıurfa’da kurulan Koç-Ata çiftliğinin kuruluşunda koordinatörlük görevini üstendim.Burada çok ciddi deneyimler kazandıktan sonra, Nisan 2004 tarihinde TAB Gıda bünyesine katıldım ve o tarihten bu yana yaklaşık yedi yıldır TAB Gıda’da genel müdürlük görevini yürütüyorum.
Pek çok hobisi olan birisiniz. Hobilerinizden bahsedebilirmisiniz?
Okul zamanlarımda profesyonel olarak basketbol oynadım, Amerika’da ise üniversitemin voleybol takımındaydım. Spor yapmayı hiç bırakmadım ama ayrıca ney ve ebru sanatıyla özel olarak ilgileniyorum. Yelkenli ile denize açılmak ise benim için vazgeçilmez bir tutku.Yelkene olan ilgim çocuk yaşlarımda başladı. 1960’lı yıllarda yelkenle tanıştığımda ne kurs ne profesyonel destek vardı, ağabeylerimizin peşinde bulabildiğimiz malzemeyle denizin ve yelkenin keyfini çıkarıyorduk. Yarışçılığım ise çok daha yeni dönemdedir. Son beş yıldır profesyonel olarak yelken yarışlarına katılıyorum.Mumm 30 Avrupa Şampiyonasına 2008 de gitmeden önce Greg Koski hocamız oldu toplam iki hafta beraber çalıştık ve yarıştık.Temmuz ayı sonunda Avrupa Pirat Şampiyonası’na katıldık ve “En İyi Türkiye Takımı Ödülü’’ aldık.Türkiye’de yapılan yarışlara düzenli olarak giriyoruz.2012 Avrupa ve Dünya Pirat Şampiyonası’na katılmak için antrenmanlarımıza sürekli devam ediyoruz.
Genel Müdürlük koltuğunda otururken hobİlerİnİze nas ıl vakİt ayırıyorsunuz? Sİzce İnsa nların edİndİğİ hobİler onları başarıya taşımada ne ka dar etkili?
İnsanların hobi sahibi olması çok önemli.Kendinizi pek çok yönde geliştirme şansı buluyorsunuz. Örneğin deniz benim için sadece bir hobi değil, İnsana sabırlı olmayı öğretiyor, yelkende rüzgâr durunca siz de duruyorsunuz. Hataları karşınızdakine kırmadan söylemeyi öğreniyorsunuz. Siz yelkenden keyif alırken, o aslında size hayatla da ilgili bir şeyler katıyor. İşte bu yüzden yelken benim vazgeçilmezlerim arasındadır.İş dünyasında sakin ve sabırlı olmak özellikle kriz anlarında işime yarıyor.Yelkende ekipteki tüm sporcuların farklı özellikleri var ve bunları değerlendirmeniz gerekli yoksa başarı mümkün değil, iş hayatında da bu geçerli. Ekibinizi iyi tanıyıp birlikte hareket etmeniz gerekli. Deniz de insanlara doğanın karşısında kendisinin ne kadar küçük ve güçsüz olduğunu öğretiyor ve bu yaşamda, özellikle iş hayatında önlem almayı, tedbirli olmayı sağlıyor.