Alışveriş Merkezlerinde “Kadın Eli” MetroPort Halkla İlişkiler Müdürü; Başat Cem
MetroPort ‘un başarılı Halkla İlişkiler Müdürü Başat Cem, AVM Gazette’nin sorularını yanıtladı. Metro Port ’un içinde kahvelerimizi yudumlayarak gerçekleştirdiğimiz bu keyifli röportajda, MetroPort ’tan, Alışveriş Merkezlerinden ve Alışveriş Merkezlerinde kadın elinin estetiğinden konuştuk. Güler yüzü ve başarılı kimliği ile sektörde uzun yıllar duyacağımız bir isim olacak olan Başat Cem, MetroPort ’ta “halk ile ilişkilerin” nasıl yürüdüğüne dair ince detaylar verdi.
Başat Cem, İstanbul Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümünden mezun. Bilinçli bir tercihle bu alanda ilerlemeye karar vermiş. Daha sonra lojistik, inşaat, turizm gibi farklı sektörlerde bir süre çalışmış. Perakendecilik sektörüne Dolphin AVM’de MLM Danışmanlık ve Yönetim Şirketi’nde başlamış. Sektörle ilgili sürece, son 7 yıldır dâhil olmuş. Halkla ilişkiler ve pazarlama, uzun yıllardır içinde olduğu bir alan. 4 yıllık bir işbirliğinin akabinde 2 yıllık bir süreçte MetroPort AVM’de Halkla İlişkiler Müdürü olarak devam ediyor.
MetroPort’un bulunduğu lokasyonda ne gibi avantajları var?
MetroPort 3. yaşını doldurdu. Lokasyon olarak çok doğru bir yerdeyiz. Ulaşımın çok rahat olduğu bir lokasyon burası. Toplu ulaşım başta olmak üzere AVM’nin içinden geçen metro durağı, önümüzden geçen metrobüs ve Bahçelievler’de E-5 üzerinde olmamız bizim için çok büyük bir avantaj. Yaya olaraksa bölge halkının yürüyerek çok rahat ulaşabileceği bir yerdeyiz.
Yakın bölgelerde çok ciddi rakiplerimiz var. Ama bu bizim için dezavantaj olmaktan ziyade avantaja dönüşmüş durumda.
MetroPort’ta 16.000 metrekare kiralanabilir alanımız var. Şu anda da yaklaşık 85 mağazamız bulunuyor. Boş alan olarak şu an iki noktamız var, onlarında kiralama görüşmeleri devam ediyor. En büyük alanımız Bimex’e ait. Tansaş, bowling ve sinema ’da en büyük alanlarımız arasında.
Yönetim ve kiralamada nasıl bir yapınız var?
Yönetim ve kiralama konusunda bir danışmanlık hizmeti almıyoruz. Kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Pazarlama ve genel müdürlük koordinasyonu ile yürüyen bir sistemde çalışıyoruz.
Marka seçimlerinizden bahsedebilir misiniz? AVM’lerde yeni markalara bakışınız MetroPort olarak nasıl?
Markalarımızı teklifler veya bizim seçimlerimiz doğrultusunda boşalan noktaları da kendimiz belirliyoruz.
Burası aslında bir semt alışveriş merkezi. İstanbul’un Avrupa yakasının tamamına da hitap etmek için yola çıkılmamış. Burası bizim için oldukça önemli bir bölge. Bahçelievler ve çevre bölge halkı alışveriş kültürü oturmuş ve alım gücü de yüksek bir potansiyel. Bu anlamda onların tamamına ulaşabilmek ticari ve manevi anlamda bizi doyuran bir nokta. Bu doğrultuda hedef kitlenin hacmine uygun markalar seçiyoruz. Baktığınız zaman içeride no name marka sayısı en fazla bir yâda iki. Bu tür markaları birçok AVM gibi bizde çok ön planda tutamıyoruz. AVM’lerin varlığını devam ettirebilmesi markaların gücünden geliyor. Ama bölgesel anlamda çok yoğun talep alan, bu bölgenin halkı tarafından istikrarlı rağbet gören bazı markalarımız var. Onlarda da uygulamalarımız diğer markalara uygulamalarımız gibi çok katı değil, olması gerektiği gibi yürütüyoruz. Bizim için önemli olan hedef kitlenin arzusuna isteğine cevap verebilmek. Genel olarak baktığımızda birçok AVM’de bulunan ulusal markalarla yolumuza devam ediyoruz.
MetroPort ‘ta Ramazan’da ne tür etkinlikler olacak?
Bir ay boyunca ramazan coşkusunu ve atmosferini yaşatacak, özellikle Cuma cumartesi ve Pazar olmak üzere yoğun aktiviteler planladık. Ramazan ilgili çok fazla seçeneğimiz yok. Daha klasik aktivitelere ağırlık vermek durumundayız.
Zaten tüm özel günlerde mutlaka aktivitelerimiz oluyor. Özel günler dışında yine hafta sonlarında kadın ve çocuk aktivitelerine ağırlık vermeye özen gösteriyoruz. Çünkü bizim için her ikisi ayrı ayrı ve birlikte çok önemli. Hepimizin bildiği gibi, çocuğu içeride tutabilirseniz, kadını zaten çekiyorsunuz. Kadın içeri girdiğinde de erkekte onunla birlikte zaten geliyor. Bu mantık çerçevesinde süreklilik arz eden aktivitelerimiz daha çoğunlukta oluyor. Müşteri ve ziyaretçilerimizle iletişim halindeyiz. Onların taleplerini göz önünde bulunduruyoruz. Mutlaka onları dinleyip değerlendiriyoruz, yapılabilirliği mümkün ise hayata geçiriyoruz. Bu sonuçlarda bize izlememiz gerekenler noktasında yol gösterici oluyor.
Nedir bu aktiviteler?
Sürekliliğini sağladığımız bir çocuk tiyatromuz var, 15 günde bir çocuk oyunu ile çocuklarımıza ulaşıyoruz. Onun dışında, insanların yine özellikle kadın ve çocukların interaktif olarak katılabileceği seyirci olarak değil de bir şekilde aktivitenin içine dâhil olup orada zaman geçirip kem keyif alabileceği hem de eğitici çalışmalarımız var. Baktığımızda diğer türlü olduğunda sadece izleyip gidiyor ama bu şekilde dâhil olduğu zaman bunun devamını da istiyor.
Çocuklara yöneldiğimiz zaman eğitim konulu aktivitelerin daha doğru olacağını düşündük. Bu konuda iş birliği yaptığımız firmalar var. Eğitimle ilgili matematiksel bir takım çalışmalar içeren matematiği çocuklara sevdiren çalışmalar yaptık, öyle ki insanlar bizi arayıp program sorup, “bu hafta sonu ne var?” şeklinde sorularla takip ediyorlar. Eğlence alanlarımız zaten var, bizim buradaki yönetim anlayışımızda insanların ailece hafta sonlarını geçirebilecekleri kendilerini daha rahat hissedebilecekleri aidiyet duygusunu oluşturabilmek. Bütün planlamalarımızı da bu doğrultuda gerçekleştiriyoruz.
“İçinde bulunduğumuz süreç ve izlediğimiz politikadan oldukça memnunuz.”
Günümüzde AVM’ler insanların sadece alışveriş yaptıkları bir yer olmanın çok çok ötesine geçti. Yazın sıcaktan, kışın soğuktan kaçıp her türlü ihtiyaçlarını zamandan tasarruf ederek karşılamaları çok önemli.
Aldığımız geri bildirimlerden de edindiğimiz bilgi ile doğru yolda olduğumuzu görüyoruz. İçinde bulunduğumuz süreç ve izlediğimiz politikadan oldukça memnunuz.
“En iyilerin ayakta kalabileceğine inanıyorum.”
Son süreçte gözlemlediğimiz bir hızlanma var. Baktığımızda yeni yapılan her AVM mevcutların çok üstüne çıkmaya başladı. Farklılıklar ortaya çıkıyor. Bunu doğru buluyorum, çünkü sürekli bir aynılıktan çıkıp birbirimizden farklı olabilelim. Yeni AVM’lere baktığımız zaman metrekare olarak çok daha büyük alanlarda hizmetler sunuyorlar, yâda iç mimari çalışmalar projenin en başlarında yer almaya başladı. Bunların sektör açısından artı olduğunu düşünüyorum. Uzun vade de artı ve eksilerimizi yaşayarak göreceğiz. Ama şunu biliyoruz ki mevcut bir potansiyel var ve herkes payına düşeni hak ettiği kadar alıyor. Bu çok net görülüyor ki bu kadar büyük bir pazarda bu kadar AVM ayakta kalma mücadelesi veriyor. Ama zaman sürecinden geçtiğimizde kısa olmasa da uzun yâda orta vade de artılar ve eksiler değerlerini bulduğunda sonuç olarak en iyilerin ayakta kalabileceğine inanıyorum.
“İnsanların anlayışları, tarzları ve gelenekleri iyi tahlil edilmeli”
Temel kuralın, bulunulan lokasyondaki halkın, hedef kitlenin çok doğru idrak edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sonuç itibari ile İstanbul yâda Türkiye geneline baktığımız zaman kiralama yönetimi İstanbul’daki anlayışla Anadolu’daki anlayış bir değil. Yöresel bir takım farklılıklar var. İnsanların alışkanlıkları ve geleneksel tarzları var. Bunların çok iyi tahlil edilmesi gerekiyor. İstanbul’da da bu böyle. Semtlere göre bile değişen alışkanlıklar var. Bu alt yapıyı oluşturduktan sonra arz talep noktasında müşteri ve ziyaretçi zaten sizi yönlendiriyor.
AVM’lerde atakta olan kadın yöneticilerin çoğalması ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
AVM’lerde Kadın Eli…
Ben bu işin eğitimini almış biri olarak şunu söyleyebilirim, “kadın eli değdi” derler ya, onun gerçekten doğru olduğunu düşünüyorum. Çünkü bana göre, bir bayan olarak bizi erkeklerden ayıran en temel özellik “detaycı” olmamız. AVM sektörü çok fazla detaycılık gerektiriyor. İlk zamanlar erkek egemen bir sektördü fakat şimdi AVM’lerde kadın yöneticilerin ağırlıklı olduğunu görüyoruz. Kadının estetik kaygısı işe çok yansıyor, bu da hem kişisel hem de işleyiş anlamda birçok şeyi değiştiriyor.
Perakende sektöründen bahsedecek olursak?
Perakende sektöründe aynı anda genel olarak hem olumlu hem olumsuz bir süreç yaşıyoruz. Marka oluşturmak kolay bir iş değil. Kaliteli hizmet verebilmek çok basit yâda çok kısa sürede gerçekleşecek bir şey değil. Perakende sektöründe profesyonel düşünen ve sistemli çalışan markaların ayakta kaldığını görüyoruz. Ciddi bir PR çalışması yapıp fizibilitesini tamamlamış uzun vadede önünü görebilen markalar başarılı olabiliyor. Zaten bunun örneklerini de çok net görebiliyoruz. Hızlı büyümek her zaman çok kazandıran bir sektör olmamakla birlikte ciddi anlamda pazarlama ve PR alanına baktığınız zaman uzun vadede hedeflerin gerçekleştiği bir sektör.
Marka ve mağazalarla kampanya çalışmalarınızı nasıl yürütüyorsunuz?
Markalarla sürekli bir dirsek teması halindeyiz. Onların bakış açıları, gözlemleri bizler için çok önemli. Çünkü müşteri ile bire bir temasta olan ve müşterinin nabzını tutan onlar. Tabi ki buna bir de yönetimsel bir boyut katıp bütün fikir ve gözlemleri süzgeçten geçirip buna göre projeler hazırlıyoruz. Çok yaşanan bir şey olmasa da itiraz yâda olumsuz fikirler gelirse bunun nedenleri üzerine gidiyoruz. Genelde planlar gözlemler doğrultusunda olduğu için doğru kararlar vermiş oluyoruz.
Son dönemlerdeki Ortadoğu turistinin ülkemizdeki AVM’lerdeki yoğun ziyaretleri ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Araplar ve çoğunluk Arap turisti zaten ellerindeki parayı harcama kararı ile geliyorlar. Bu paraların AVM’lerde kalıyor olması bizler için tabii ki bir avantaj. MetroPort olarak bu güne kadar bu yönde özellikle bir çalışma yapmadık. Zaten havaalanına çok yakın bir lokasyon olduğumuz için bir saat bile zaman geçirecek olsa turist zaten kendiliğinden geliyor. Özellikle bir çalışma yapmamız gerekirse zamanın getirdiklerine göre ihtiyaç doğrultusunda bu konu üzerinde de çalışabiliriz.