“Grow With Turkey” Roadshow'unda enerji ve altyapı sektörlerinde potansiyel işbirliği alanları ve fırsatlar masaya yatırıldı
Türk-İngiliz İş Konseyi tarafından Londra'da düzenlenen “Grow With Turkey” Roadshow'u kapsamında yapılan panellerde, enerji ve altyapı sektörlerinde potansiyel işbirliği alanları ve fırsatlar ele alındı. Panellere Türkiye ve İngiltere'den üst düzey yöneticiler katıldı.
Türk-İngiliz İş Konseyi tarafından Türkiye–İngiltere ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlamak amacıyla Londra’da düzenlenen “Grow With Turkey” Roadshow'unda, işbirliği alanları ve fırsatlar açısından temsil ettiği potansiyel ile öne çıkan dört sektör, iki ülkeden üst düzey yöneticilerin katıldığı panellerde masaya yatırıldı.
Moderatörlüğünü DEİK İcra kurulu Başkanı Rona Yırcalı'nın üstlendiği “Enerji Koridoru Türkiye” konulu panele, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'ndan (EPDK) Kurul Üyesi Alpaslan Bayraktar, Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı Selahattin Hakman, Aygaz CEO'su Yağız Eyüboğlu, Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem, BP Grup Baş Ekonomisti ve Başkan Yardımcısı Christof Ruehl katıldı.
Panelde, enerji talebindeki artış ve buna paralel olarak ihtiyaç duyulan özel sektör yatırımlarının düzeyi, alternatif enerji sistemleri ve Türkiye’nin coğrafi konumundan dolayı enerji yollarındaki geçiş ülkesi olma özelliği ele alındı.
Yenilenebilir enerjiye geçişin bir zorunluluk haline geldiği dünyada Türkiye'nin büyük bir potansiyeli temsil ettiğini belirten Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı Selahattin Hakman, “Kaynaklar ve talep eden ulkeler arasinda Turkiye onemli bir rol oynayarak merkez konumuna gelecek. Onumuzdeki on yilda Turkiye`nin enerji ihtiyaci %7 artacak.” dedi.
Enerjinin geleceğinden ve zorluklarindan bahseden Shell Türkiye Ülke Başkanı Ahmet Erdem “Dünyada her saniyede 5 bebek dünyaya geliyor. Dünya nüfusu bugün neredeyse 7 milyar ve 2050'de 9 milyara çıkacak. Gelişmekte olan pazarlar büyümelerinin en yoğun enerji gerektiren aşamalarına adım atıyorlar. İnsanlar günlük yaşamlarında, modern yaşam biçiminin sunduğu avantajlardan hergün yararlanıyor. Bu talep nasıl karşılanacak? İnovasyon şüphesiz verimliliği geliştirecek ve büyümeyi %20 civarında karşılayacaktır. Coğrafi, rekabetle ilgili, finansal ve politik gerçeklikler göz önünde bulundurulduğunda enerji kaynakları da %50 oranında artacaktır. Fakat yine de bu durum, arz ve talep arasında, sektörün 2000 yılındaki büyüklüğü kadar büyük bir boşluk yaratacaktır” dedi.
Türkiye’nin 2010’da yüzde 10 büyüdüğünü ve bu büyümenin yurtiçi enerji talebinde yıllık bazda yüzde 6 ya da daha yüksek bir artış getirdiğini belirten Aygaz CEO’su Yağız Eyüboğlu, “Türkiye enerji pazarındaki gelişmeler, her yıl giderek artan sayıda yerli ve yabancı yatırımcıyı çekiyor. Geçen yıl 17.2 milyar ABD Doları tutarında, büyük kısmı elektrik dağıtımı ve perakende segmentindeki özelleştirmelerden oluşan 53 enerji anlaşması sonuçlandırıldı” dedi. Devlete ait elektrik üretim tesislerinin ve İstanbul Doğal Gaz Dağıtım Şirketi’nin özelleştirilmesinin bu yılın önemli gelişmeleri olabileceğini söyleyen Eyüboğlu, “Enerji pazarını daha liberal ve rekabetçi kılma doğrultusunda hukuki ve düzenleyici çerçeve dahilinde atılacak adımlar, 2011’de sektördeki anlaşmaların artmasını sağlayabilir. Hâlâ düzenlemelerdeki belirsizlikleri en aza indirmeye yönelik bazı adımların atılması bekleniyor olsa da, sürdürülebilir büyüme ve artan talebin ışığında Türkiye’de enerji üretimi, petrol ve doğal gaz dağıtım sektörlerinin geleceği son derece parlak” dedi.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkan Yardımcısı Özlem Gökçe'nin moderatörlüğünü üstlendiği “Gelişen Altyapı Sektöründe Uluslararası İş İmkanları – Türkiye” konulu panele ise, Ağaoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu, Limak Yatırımlar Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, Arup Mütevelli Heyeti Başkanı Terry Hill, InfraLux Capital Kurucu Ortağı Andrew Bride ve PWC Emlak Fonları Ortağı John Forbes katıldı.
Panelde, Türkiye’nin altyapı ajandası, bir lojistik merkezi olarak Türkiye’nin sunduğu fırsatlar, piyasa koşullarının altyapı yatırımları üzerindeki etkileri, dünya ekonomisindeki gelişmeler ışığında küresel ve yerel altyapı sektörünün durumu, Türk emlak sektörüne ilişkin perspektifler gibi bir dizi başlık altında değerlendirmeler yapıldı.
Arup Mütevelli Heyeti Başkanı Terry Hill ise güçlü bir rekabetin yaşandığı uluslararası altyapı sektöründe know-how'ın ve stratejik işbirliklerinin artan önemini vurguladı ve “Altyapi yatirimlari hem Turkiye hem de Ingiltere icin cok onemli. Altyapi sadece insaat anlamina gelmemeli, altyapi aslinda bir hizmet. Esas konu paramiz yokken altyapi yatirimlari icin fon yaratabilmek. Resesyon donemlerinde bile altyapi calismalari ekonomiye hareket getiriyor.” dedi.
Ağaoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu eskiden hukumet ve sirketlerin uzun vadeli planlar yapmadigina dikkat cekerek Turkiye`nin 2023 plan ve hedeflerini mutlaka yakalayacagini belirtti. Agaoglu Turkiye`de edindigi tecrubeyi Londra`ki yeni konut-otel projesi ile yurtdisina tasimaya hazirlandiklarini ifade etti. Agaoglu ayrica “Turkiye`nin mevcut yapi stogunun %70`i niteliksiz ve deprem anlaminda risk tasiyan yapilar. Bu nedenle bu yapilarin kontrollu bir bicimde yikilip yeniden yapilmalari gerekiyor. Bu baglamda Turkiye bir firsatlar ulkesi” dedi.
Limak Yatırımlar Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, tum is dunyasinin 2023 yilina hazirlandigini vurguladi ve “Yapilan planlarin altyapi yatirimlari ile dogru oranda ilerlemesi gerekmekte. 50 milyon turist gelecek diyorsak bu insanlarin hangi limanlardan, hangi havaalanlarindan, hangi yollardan gelecegini dusunmek ve ona gore hazirligini yapmak gerekir” dedi.
PWC Emlak Fonları Ortağı John Forbes ise varlik yonetimin onemine dikkat cekerek mevcut varliklarin durumu ve gelisimi ile ilgili yaptiklari arastirma kapsaminda Istabul`un Munih`in ardindan 2.sehir oldugunu belirtti.
Türkiye-İngiltere ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi açısından stratejik öneme sahip finans ve bilişim sektörleri, Roadshow kapsamında yapılan “Bölgesel finans merkezi - Türkiye” ve “Bölgesel bilişim merkezi - Türkiye” konulu diğer iki panelde ele alındı.
Moderatörlüğünü The Banker dergisi Editörü Brian Caplen'ın üstlendiği “Bölgesel Finans Merkezi – Türkiye” konulu panele, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Vedat Akgiray, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, Citigroup Avrupa, Orta Doğu ve Afrika CEO'su Alberto Verme ve Merrill Lynch Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Yatırımlar Başkanı Christian Meissner katıldı.
T.C. Devlet Bakanı Çağlayan, iki ülke firmalarının tecrübe ve güçlerini birleştirerek, sadece İngiltere ve Türkiye'de değil üçüncü ülkelerde de önemli projelere birlikte imza atabileceklerini belirtti. Çağlayan, “Ülkelerimizin sahip olduğu gerçek potansiyelin ikili ticaretimize yansıması ve iki ülke ilişkilerinin ilerlemesi için siz değerli işadamlarına önemli görevler düşmektedir” dedi. Çağlayan, konuşmasında, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’yı sarsan “özgürlük ve demokrasi Tsunamisi” sonrasında ortaya çıkarabilecek olumsuzlukların ancak bölgede tesis edilecek tam ekonomik entegrasyon ve işbirliği ile aşılabileceğini de vurguladı.
Panelde, “kriz sonrası dönemde uluslararası finans merkezleri”, “İstanbul’un bir finans merkezi olarak yeri”, “Finans Merkezleri: Deneyimler ve üstesinden gelinmesi gereken meseleler” başlıkları altında değerlendirmeler yapıldı.
Akbank Genel Müdürü Ziya Akkurt, Türkiye’nin 2015’te toplam geliri 26 trilyon dolar olması beklenen bir pazarın ortasında kilit ülke konumunda olduğunun altını çizdi. Türkiye’nin güçlü bankacılık sektörü, mali disiplini, düşük borçluluk oranına sahip ekonomisiyle global krizi başarıyla yönettiğini ve krizden güçlenerek çıktığını hatırlatan Akkurt, “Ülkemiz ciddi potansiyele sahip bölgesinde bilgi birikimi, istikrarlı büyüme performansı, oturmuş piyasa ekonomisi ve güçlü finansal sektörü ile öne çıkıyor. Bunun yanında, bölgesindeki en oturmuş demokrasi kültürüne sahip Türkiye bilgi birikimiyle de bölgesinin büyük çaplı proje finansmanı ve altyapı yatırımları ihtiyacına cevap verebilecek tek ülke konumunda bulunuyor. Türkiye’nin finans başkenti konumunda bulunan İstanbul da istikrarlı yatırım ortamımız, canlı ve genç ekonomimiz, finans sektöründeki yetkin insan kaynağımız dikkate alındığında bölgesel bir finans merkezi olma yolunda ilerliyor.” dedi. Akkurt Akbank’ın tüm gücü ve kaynağıyla İstanbul’un bölgesel bir finans merkezi olması yolunda çalıştığını ve bu yöndeki projeleri desteklediğini de ekledi.
Citigroup Avrupa, Orta Doğu ve Afrika CEO'su Alberto Verme, “Küresel dinamiklerdeki değişimin sürdüğü dünyada Türkiye açısından zaman geldi. Sağlıklı makroekonomik temeller, çekici bir nüfus yapısı ve benzersiz bir jeopolitik konum, Türkiye’yi yatırım ve iş yapmak açısından ideal bir yer haline getiriyor. Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Batı Asya’da finansal hizmetlere talep giderek artarken, Türkiye’nin tüm bölgenin finansal merkezi haline geleceğine inanıyoruz” dedi.
Istanbul Menkul Kiymetler Borsasi Baskani Huseyin Erkan, “IMKB”nin kendi bolgesinde en buyuk borsa oldugunu ama tek eksiginin emtia piyasasi oldugunu belirtti. Turkiye gida ve maden gibi alanlarda onemli emtia ureticisi. Enerji ve hammadeleri konusunda ise kopru vazifesini goruyor ama sermaye piyasalarinda emtia konusu dokunulmus bir konu degil” dedi.
HSBC Grup Kuresel Piyasalar Esbaskani Spencer Lake, “Uluslararasi finans aktorlerini Turkiye’ye çekmek için Türkiye’de piyasaları büyütmeliyiz. Bunu nasıl yapabiliriz? Öte yandan Dubai’de olduğu gibi gerçek anlamda bir uluslararası finans merkezinin İstanbul’da da olması için Türkiye sermaye piyasalarında daha az düzenleme ve daha iyi altyapı olması gerekir” diye konuşarak iki konuya dikkat çekti.
Sermaye piyasalarında daha fazla düzenleme ve altyapı yatırımı gerekliliği Merrill Lynch Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Yatırımlar Başkanı Christian Meissner’in de gündemindeydi. Meissner, Türkiye’nin diğer gelişmekte olan ülkelerden farklılaşabilmesi için bir öyküye ihtiyacı olduğunu belirtti. Avrupa Birliği yolculuğu ve Asya ile Avrupa arasında köprü görevi görmenin Türkiye için ayırdedici özellikler olacağını ifade eden Meissner, İstanbul’un uluslararası finans merkezi olabilmesi için sermaye piyasalarında daha fazla düzenleme ve altyapıya daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ifade etti.
Türkiye Bilişim Vakfı (TBV) Başkanı Faruk Eczacıbaşı'nın moderatörlüğünü üstlendiği “Bölgesel Bilişim Merkezi – Türkiye” konulu panele ise Vodafone Group Baş Teknoloji Yöneticisi Steve Pusey, Ericsson Orta Doğu Bölgesi Başkanı Anders Lindblad, Türkiye Bilişim Sanayicileri Derneği (TÜBİSAD) İstişare Kurulu Üyesi Orhan Göksal, IBM UK Genel Müdürü Bill Kelleher katıldı. Panelde T.C. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı Tayfun Acarer de birer konuşma yaptılar.
Roadshow’un hem organizasyon, hem de toplantıdan beklentilerin önemi açısından alkışlanması gereken değerli bir girişim olduğunu belirten TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı, “Türkiye, 2009’da dünyayı etkileyen ekonomik krizden en hızla çıkan ekonomilerden biri. Bu gerçeklerin vurgulanması, nedenlerinin ve sonuçlarının yatırımcılara anlatılması için zamanlama gayet uygun. Bilgi ve iletişim teknolojileri paneli ise, Ar-Ge ve inovasyonun en hızlı ilerlediği bu konuda Türkiye’de nelerin yapıldığını ve hangi olanakların bulunduğunu irdeleyen bir fikir cimnastiği olacak” dedi.
T.C. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu Başkanı Tayfun Acarer, Türkiye’de daha fazla yatırımcı görmek istediklerini belirtti ve “Bilgi ve iletişim teknolojileri gelirleri 2001’de 9 milyar ABD Doları’yken 2010’da 35 milyar ABD Doları’na ulaştı. Geniş bant abone sayısında hızlı bir artış yaşanıyor. 2010 itibarıyla abone sayısı 9 milyon oldu. Bu, 35 milyonun üzerinde kullanıcı anlamına geliyor” dedi. Acarer, 21. yüzyılın başında siber güvenliğin önemli meselelerden biri olduğunu da vurguladı.
Panelde, Türkiye’deki bilişim teknolojileri sektörünün büyüme potansiyeli ve altyapı yatırımları ile AR-GE açısından sunduğu yeni fırsatlar tartışıldı.
Vodafone Group Baş Teknoloji Yöneticisi Steve Pusey, “Türkiye’de 10 milyar TL tutarında yatırım yaptık ve bu pazardaki performansımızdan çok memnunuz. Türkiye, çevre çözümlerimiz gibi yenilikçi çözümlerin test edilmesi açısından da ideal bir ülke “ dedi.
Türkiye-İngiltere ekonomik ilişkilerinin geliştirilmesi açısından stratejik öneme sahip enerji ve altyapı-emlak sektörleri, Roadshow kapsamında yapılan “Enerji koridoru Türkiye” ve “Gelişen Altyapı Sektöründe Uluslararası İş İmkanları - Türkiye”konulu diğer iki panelde ele alındı.