Bir zamanlar “Doğu’nun başkenti” olarak adlandırılan Harput kentinin tarihi okuyucularla buluşuyor
20. yüzyılın ortalarına gelindiğinde ıssızlaşan Harput’un tarihi, “Harput Kale Mahallesinde Osmanlı Yaşamı” kitabında tekrar canlanıyor. Harput’un tarihi hakkındaki bilgiler, beş yıllık arkeolojik bir çalışmanın yansıması olarak ve UPM’nin kağıt sponsorluğunda okuyucularla buluşuyor.
Elazığ Müze Müdürlüğü tarafından, 2005-2009 yılları arasında Harput’un unutulmuş kültür ve tarihini kurtarma amaçlı yürütülen arkeolojik çalışmaların sonuçları “Harput Kale Mahallesi’nde Osmanlı Yaşamı” adıyla yayınlandı. Yayının kağıt sponsorluğu, kültürel değerlerin korunmasına öncelik veren UPM tarafından üstlenildi.
Bir başlangıç olarak görülen kitabın önsözünde, yapılan çalışmanın önemi şu sözlerle özetleniyor: “Harput kültürünü, ileride Osmanlı arkeolojisi kapsamında yapılacak yeni çalışmaların sağlayacağı verilerle, canlı bir biçimde ortaya koymak mümkün olacaktır kanısındayız”.
Elazığ’ın kuzeyinde kayalık bir sırt üzerine kurulan Harput, Osmanlı döneminde Doğu Anadolu’nun en önemli ticaret ve kültür merkezi sayılmasına rağmen 1834 yılından sonra coğrafi sıkıntılar ve siyasi ihtiyaçlar nedeniyle bir dönüşüm geçirdi. Bu dönüşüm sırasında, şehrin birçok değeri yerin altına gömüldü. Kentin en önemli değeri olan Harput Kalesi’ni kurtarma amaçlı başlanan kazılar sırasında ise tahribe açık yapıların çokluğu nedeniyle Osmanlı dönemine yoğunlaşıldı ve beş yıl süren çalışmalar sonucunda bir Osmanlı mahallesinin 4300 m²’lik bir alana yayılmış kamusal bölümü ortaya çıkarıldı.
Bu kitap içerisinde kazının Osmanlı dönemine ilişkin beş yıllık sonuçları bulunuyor. Bulunan yapıtlar ve sunulan bilgiler, gelecekteki çalışmaların hızlanmasını amaçlıyor. Birkaç yüzyıl önceki yaşam biçimini gözler önüne seren bu yapıtlara ilişkin bilgileri okuyanlar, Harput’un tarihine dair değerli bilgilere ulaşıyor.