Editör » Vücut direncini artırmada 7 altın kural


Vücut direncini artırmada 7 altın kural

14 Mart 2011

Mevsim geçişlerinin özellikle nezle, grip gibi...

Vücut direncini artırmada 7 altın kural

Dikkat! Enfeksiyon hastalıklarından korunmanın en etkin yolu sağlıklı ve dengeli beslenme alışkanlığı kazanmaktan geçiyor.

Mevsim geçişlerinin özellikle nezle, grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarına davetiye çıkardığı bilinen bir gerçek. Uzmanlar değişik mikrop ve virüslerin, bakterilerin bu hastalıklara sebep olduğu konusunda hem fikir. Özellikle okul, kreş ve plaza ofisleri gibi kapalı ve iyi havalanmayan yerlerde, soğuğun vücut direncini düşürmesi, sağlıksız beslenme gibi etmenlerle birleşince kış aylarında üst solunum yolu hastalıklarının görülme sıklığını artırıyor. Metabolizma hızlanıyor, vücut dokularının yıkımı artıyor, dolayısı ile besin öğelerinin vücuttan atımı da hızlanıyor;  protein, vitamin A, vitamin C, demir ve çinkonun vücuttaki miktarı azalıyor. Uzmanlar “Enfeksiyon hastalıklarından korunmada alınacak en önemli önlem sağlıklı beslenmedir”  diyor.Yaşam kalitesini artırdığı için fiziksel aktiviteyi artırmanın da önemine dikkat çeken Prof. Yücecan, mevsim geçişlerinden kaynaklanan hastalıklara karşı koruma kalkanı oluşturmak için 7 altın kuralı açıklıyor;  
 
1.     Tükettiğiniz besinleri çeşitlendirin!
Hiçbir besin tek başına vücudun ihtiyacı olan tüm besin öğelerini içermiyor ve besin seçiminde çeşitlilik, sağlıklı beslenmenin temeli olarak ifade ediliyor. Besinlerin her biri içerisinde ayrı özellik ve vücut çalışmasında ayrı işlevi olan değişik türde besin öğeleri barındırıyor. Bu nedenle her gün, her öğün dört ana besin grubundan (süt ve ürünleri/et, yumurta, kurubaklagil/sebze ve meyveler/tahıllar) önerilen düzeylerde tüketmek, besinleri besin öğesi kayıplarını önleyecek ilkeler doğrultusunda hazırlayıp, pişirip, saklamak gerekiyor.
2.     Vücutta güçlü bir savunma sistemi için protein ile barışık olun. Protein yanında sebze, meyve tüketin.
Et, yumurta ve süt gibi besinlerde, diğerlerine göre daha çok protein bulunuyor. Bu grup ayrıca demir, çinko, fosfor, magnezyum ile B grubu vitaminlerinden B2, B6, B12 ve B3’den zengin. Özellikle hayvansal kaynaklı besinler oldukları için demir açısından da çok iyi bir kaynak sağlayan bu grup yanında C vitamini sağlayan uygun sebze-meyve ve bunlardan elde edilen sebze ve meyve suları ile tüketildiğinde vücudun mikroba karşı savunmasını ve direncini artırıyor.  Son yıllarda hastalık riskleri ve diyet ilişkisi konusunda yapılan araştırmalarda, beyaz etin kırmızı ete oranı en az 4’e 1 olduğunda bireyin daha sağlıklı beslendiği kabul ediliyor. Bu nedenle uzmanlar, sağlıklı beslenmek için haftada en az 2 kez kuru baklagil ve ayrıca demirin iyi bir kaynağı olan kırmızı et tüketmeli, diğer öğünlerde kırmızı et yerine tavuk, hindi ve balık yenilmesini salık veriyor.  Prof. Sevinç Yücecan özellikle beyin, göz, deri, kalp ve damar sağlığı ve vücudun savunma sistemi için haftada en az 2-3 kez balık tüketmeye dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor.
3.     Vücut direncini sağlayan vitamini depolamak için sebze ve meyve tüketin.
Sebze ve meyveler, günlük enerji ve protein gereksinimine çok az katkıda bulunmasının yanında mineral ve vitaminler bakımından oldukça zenginler. Folat, A vitaminin ön öğesi beta-karoten, E, C, B2 vitamini, kalsiyum, demir, magnezyum, posa ve güçlü antioksidan etkinlik gösteren bileşenler içeren meyve ve sebzeler işte bunun için çok büyük önem taşıyor. Sebze ve meyveler büyüme ve gelişme, hücre yenilenmesi, doku onarımı, deri ve göz sağlığı, diş ve diş eti sağlığı, kan yapımı ile hastalıklara karşı direncin oluşumunda etkin rol oynuyor.
4.     Sebze ve meyveyi yoğurt, tam tahıllar, taze ya da kuru meyvelerle zenginleştirerek daha fazla tüketebilirsiniz!
Köfte, patates püresi, karışık et çeşitleri, tavuk ve makarnanın yanında rendelenmiş, parçalanmış ya da doğranmış dolmalık kabak, ıspanak veya havuç gibi sebzelerin garnitür olarak servis edilmesini öneren Prof. Yücecan şöyle diyor; “Hazırladığınız sandviçlerinizin içine dilimlenmiş ananas, elma, biber çeşitleri, salatalık ve domates koyun. Brokoli, kabak, havuç, biber çeşitleri, domates ve soğan gibi lezzet verici sebzelerle omletlerinizi ana yemek haline getirin. Fırında pişen hamur işlerinde sebze ve meyveleri kullanın. Evde yaptığınız ekmekler, pandispanyalar, gözlemeler ve fırında yapılan diğer hamur işlerinin tarifelerindeki yağın yarısının yerine, elma, erik, muz ve şeftali gibi meyvelerin pürelerinden birini kullanabilirsiniz. Ayrıca lezzet, yapı ve besin öğelerine katkı sağladığından rendelenmiş ya da doğranmış dolmalık kabak, havuç veya diğer kurutulmuş sebzeleri de kullanabilirsiniz.” Prof. Yücecan, meyve ve sebze sularının tüketimine de dikkat çekiyor…
Unutmayın! Sağlıklı beslenme için günde 2–4 porsiyon meyve/250 ml meyve suyu tüketmek gerekiyor.
“Tüm bu hazırladığınız besinlerin yanında meyve tüketebilir veya %100 meyve suyu içebilirsiniz. Sebze, meyve ve bunlardan elde edilen sebze ve meyvelerin sularında yüksek antioksidan potansiyele ve sağlığı geliştirici kapasiteye sahip bileşenler bulunuyor. Bu bileşenlerin sebze ve meyvelere kıyasla, suyundan daha kolaylıkla emilebildiği belirtiliyor. Unutmayın sağlıklı beslenme için günde 3-5 porsiyon sebze, 2–4 porsiyon meyve tüketmek gerekiyor. 1 porsiyon meyve 170 gram meyve suyuna eşdeğer kabul ediliyor. 1 porsiyon meyve suyu ise 250 ml. Bu nedenlerle meyve suyu da, öğünün bir parçası olarak her zaman her yerde her yaş grubunda önerilen düzeyde tüketilebilir.”
5.     Vitamin C’den zengin turunçgiller, kuşburnu, yeşil yapraklı sebzeler, domates, çilek ve kivi tüketin!
Hazırlama ve pişirme sırasında sıcağın, oksijenin ve pişirme suyunun atılması ile önemli derecede vitamin C kaybı gerçekleşiyor. Araştırma sonuçları, C vitaminin turunçgil olarak alınmasının vücuda hap olarak alınandan daha yararlı olduğunu gösteriyor. Turunçgillerde bulunan biyoflavonoidlerin, C vitamininin dayanıklılığını artırdığı ve emilimini daha elverişli duruma getirdiği belirtiliyor. Bu nedenle günde bir kez ek vitamin almak yerine her öğünde, yemekle birlikte C vitamininden zengin besinlerin alımı demir durumunu farklı etkileyebilir.
6.     Sıvı tüketimini artırın. 
Prof. Yücecan, her gün en az 2 – 2,5 litre (8 – 12 su bardağı) su içilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Sıvı alımının karşılanmasında süt, ayran ve %100 meyve suyu gibi içeceklerin tercih edilmesi öneriliyor.
7.     Fiziksel aktiviteyi ihmal etmeyin!
Tükettiğiniz besinlerle aldığınız kalori veya enerjiyi, haftanın her günü 30 dakikalık egzersiz ile dengeleyin. Vücut yağındaki artışın, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, felç, diyabet, bazı kanserler, artrit, solunum problemleri ve diğer hastalıklar için risk taşıdığını unutmayın.

"Editör" İle İlgili Haberler

- Sosyal Medya da varmısınız? (13 Şubat 2012)

- Avmgazette Şubat sayısı (06 Şubat 2012)

- AVM’ler bizi gözetliyor! (08 Ocak 2012)

- “Özel Günler” bu yılda haberlerin (28 Haziran 2011)

- Okyanus Terapisi ile Yenilenin (22 Haziran 2011)

- Baş ağrılarınız sırasında mideniz mi bulanıyor? (17 Haziran 2011)

- Sınav Dönemi Beslenmesinde Önemli 5 Adım (16 Haziran 2011)

- Baba olmaya hazırmısınız? (14 Haziran 2011)

- Aşırı terleme hayatınızı ele geçirmesin! (14 Haziran 2011)

- Egzersiz sonrası kas ağrılarında vişne suyu mucizesi! (09 Haziran 2011)

- İğne ile gelen güzellik! (07 Haziran 2011)

- Fazla kilolar cilt hastalıklarını (06 Haziran 2011)

- Doğru beslenmenin sırrı (23 Mayıs 2011)

- Meme büyütmede protezler tercih sebebi (18 Mayıs 2011)

- Yaza zayıf ve sağlıklı girmenin ip uçları (17 Mayıs 2011)

- ‘Sınırlar Yörüngeler’den beşinci yılda 9. sergi (17 Mayıs 2011)

- Şehir Hayatında Sağlıklı Beslenmenin ve (16 Mayıs 2011)

- Kışın yorgunluğunu bacaklarınızdan atın (11 Mayıs 2011)

- Alerji hakkında bilinmesi gerekenler (11 Mayıs 2011)

- Kilonuzu kontrol edemiyormusunuz? (11 Mayıs 2011)

- Kiva ile yeni sezonda yöresinden mutfağa (06 Mayıs 2011)

- Saç ekimi doğru yapılırsa (06 Mayıs 2011)

- Bahar yorgunluğu (05 Mayıs 2011)

- Hotamışlıgil karaciğerin (04 Mayıs 2011)

- Sağlıklı güzelleşmek isteyenler (03 Mayıs 2011)

- Aşk Tesadüfleri Sever’in DVD ve VCD’si (03 Mayıs 2011)

- Anabilim Yaz Okulu için (03 Mayıs 2011)

- Anne olmaya hazırsınız (02 Mayıs 2011)

- Kendinizi de Diyetinizi de (02 Mayıs 2011)

- Türkiye’nin en büyük devlet hastanesi (29 Nisan 2011)

- Darüşşafakalı Kızlar 40. Yıl (29 Nisan 2011)

- Gözleriniz “katarakt”la gölgelenmesin (28 Nisan 2011)

- Ayşe Tolga ile Adım Adım (28 Nisan 2011)

- “Tesadüf” temalı (28 Nisan 2011)

- Kız Kulesi'nde (27 Nisan 2011)

- Rahim ağzı kanseri vakalarının % 95’inde (25 Nisan 2011)

- Altın Çilek’in kanıtlanmış hiçbir (25 Nisan 2011)

- Bağımlılıkla mücadele (18 Nisan 2011)

- Hydropeptıde ile çatlak, portakal kabuğu görüntüsü ve (14 Nisan 2011)

- Düğün günü kusursuz bir cilt için (13 Nisan 2011)

- Yaz için geri sayım başladı! (13 Nisan 2011)

- Rakamlarla Windows Live Hotmail (06 Nisan 2011)

- DBE’den 5 Adımda Doğru Okul Seçimi (05 Nisan 2011)

- Stresin Romatizması Olurmu? (05 Nisan 2011)

- 30 Yaş sonrası Kırışıklığa Dikkat (05 Nisan 2011)

- Dişlerde Bahar Temizliği (05 Nisan 2011)

- Türkiye’de yılda 30 bin kadın (04 Nisan 2011)

- Bacaktaki Estetik Kaygılarınıza (04 Nisan 2011)

- Ameliyatsız Cilt Germe ve (04 Nisan 2011)

- Hayvan Haklarını (03 Nisan 2011)

- Ayşe Tolga ile (01 Nisan 2011)

- Damgalama! (30 Mart 2011)

- Şimdi Moda (29 Mart 2011)

- Ayhancan İtalya’da Tecrübe Kazanıyor (29 Mart 2011)

- Unicef'in "5 yaşında anaokuluna" kampanyasında (28 Mart 2011)

- Ofiste atıştırmak yerini (28 Mart 2011)

- Öğrencileri büyüleyen yarının izleri (27 Mart 2011)

- Gökyüzü kamerasından (24 Mart 2011)

- Bennu Gerede’nin objektifinden (23 Mart 2011)

- Ayhancan İkinci Starta Hazır (18 Mart 2011)

- Kış bitti! Nezle, Grip bitmedi (16 Mart 2011)

- Bir masal vardı bu şehre dair (14 Mart 2011)

- Depresyona Karşı Mimari Çözümler (14 Mart 2011)

- Hayalden Gerçeğe (11 Mart 2011)

- dekorasyon ve ofis tasarımlarında yükselen trendler… (08 Mart 2011)

- Gerçek yaşınızı biliyormusunuz? (08 Mart 2011)

- Modern Sinema, Dünya Kadınlar Günü (03 Mart 2011)

- Diyet beyinde başlar! (02 Mart 2011)

- Türkiye’de gençler müziğe para ayırmıyor! (01 Mart 2011)

- Dünyanın bütün bilgisayarları birleşiyor! (25 Şubat 2011)

- FİTTİPALDİ’NİN TERCİHİ TW STEEL (11 Şubat 2011)

- Kontrollü Tarım (04 Şubat 2011)

- Sevgililer Günü Anketi (25 Ocak 2011)

- EN ÇOK ‘ŞİŞLİ’ KONUŞULDU (21 Ocak 2011)

- yakalavecek.com (18 Ocak 2011)

- KIŞ UYKUSU (13 Ocak 2011)

- Sevgili Yastığı! (11 Ocak 2011)

- April Yayıncılık Ocak ayında... (06 Ocak 2011)

- Et tutkunları (22 Aralık 2010)

- Türk tüketicisi (14 Ağustos 2010)

- Alaşehir (21 Haziran 2010)

- Avantgarde Hotel (11 Mayıs 2010)

- Anadolu markaları (03 Mayıs 2010)

- Tv Dünyasının (02 Nisan 2010)

- Ahmet Misbah Demircan (12 Mart 2010)

- Avm'lere kültür merkezi (30 Ocak 2010)

- AVM`ler pazar günü kapansın mı? (21 Ocak 2010)

- Gerçek Outlet (09 Ocak 2010)

- İYİKİ VARSINIZ (20 Kasım 2009)

- ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ’NİN YENİ TANIMLANMASI (19 Kasım 2009)

- Deneyimsel Pazarlama AVM’lerde! / Selcen Aykaç-Özyeğin Üni. (18 Kasım 2009)

Ayın çok okunanları Haftanın çok okunanları